"Kitapların amacı, yaşamayı öğretmek değil, içinizde başka türlü yaşama isteği uyandırmaktır: kendi içimizde yaşama imkânını, yaşamın ilkesini bulmak..."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Peki ben nasıl biriyim? Ben, yanlış bir şey söylediklerinde eleştirilmekten hoşlanan, başkaları yanlış bir şey öne sürdüğünde, onların bu fikirlerini çürütmeyi seven ve eleştirmek kadar eleştirilmekten de hoşlananlardan biriyim. Hatta diyebilirim ki, düşüncemin çürütülmesini daha çok isterim; çünkü insanın kendini kötülüklerin en büyüğünden kurtarması başkalarını kurtarmaktan çok daha iyidir; çünkü, bence, insan için en büyük fenalık, onun, tartışılan konu hakkında yalan yanlış düşüncelere sahip olmasıdır.
Yumruk atmasını, dövüşmesini ve kılıçla saldırmasını bilen insan, sanatının ustalıklarını herkese karşı aynı biçimde kullanmamalıdır; insanın dostunu da düşmanını da alt edecek kadar hünerli olması, dostlarını dövmesi, yaralaması ve öldürmesi için bir neden değildir.
Dünyadaki pek çok müze maddi yapıtlara, yani silahlara,
madeni paralara, mobilyalara, sofra takımlarına ve Ortaçağ'da köylü ve zanaatkarlar tarafından kullanılan aletlere sahiptir. Ortaçağ tarihi, günümüze İlkçağ tarihinden daha yakın olduğundan, dünya ona ait pek çok "izi" muhafaza etmiştir. Eski şehirlerde bir zamanlar Ortaçağ zanaatkarlarına ve tüccarlarına ait olan bütün ev blokları hala görülebilir; kalelerin surları, kuleleri ve muhteşem katedraller ayakta durmaya devam etmektedir.