Menekşe

Menekşe
@radyoaktifff
Bazen dünya üzerindeki en lanet kişiyim. Bazen de inanamazsınız melek gibiyim. E-kitap arşivim; #32542939
İçimi dökmem lazım..
10/10
·80 syf.··
2020 100. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2020 05:06
Baştan söyleyeyim yine bu bir kitap incelemesi değil. Sadece kitabı okurken hissettiklerim, yaşadığım tecrübeler... Şımarık büyüyen bir kızın, şark görevinde nasıl idealist öğretmen olduğunun hikayesi.. Kan davası yüzünden dersime gelemeyen 9 öğrencimi düşündüm ağlayarak, yıl 2019 du. 8.sınıfta okuldan zorla ağlayarak -evlendirilmek üzere- götürülen kız çocuğunu gördüm, yıl 2018 di. Veli ziyaretlerinde tüm meslektaşlarımla köyü baştan sona dolaşıp okula çocuğunu göndermeyenlerin, kapıları yüzümüze çarpmalarına şahit oldum, yıl 2017 di. Şimdi diyeceksiniz 21.yy arkadaş atıp tutma jandarma var devlet var olur mu öyle şey.. oluyormuş be arkadaş. Bizzat şahit oldum. Amacım devleti kötülemek değil bilakis gerçekler.. Biraz araştırsanız belki de daha büyük acı gerçekleride görürsünüz. Yaşadığım deneyimleri, acılarımı, hüzünlerimi anlatamam. Şu 3 senede o kadar büyüdüm ki. Belki 80 yaşına gelsem bu 3 senenin bana kattığını hiçbir zaman öğrenemeyecektim. Anne babasından ünv zamanı bile ayrılmayan, her şeyi ağlayarak elde etmiş şımarık kızın “ben İdealist bir öğretmen olcam” diyerek öğretmen olması.. Hep öğretmen olmak istedim, oldum da. Annemi ağlata ağlata -affetti beni- bırakarak geldim İstanbuldan doğuya. Bir başına kız olarak doğuda yaşamak zor muydu bilmem ama doğuda öğretmen olmak zordu. Bakmayın zor dediğime şu an olsa yine koşa koşa gelirdim -ki görevim bitmesine rağmen buradan ayrılamayışım bunun göstergesidir- Hani diyolar ya bazı meslektaşlarım, “onlar benim öğrencilerim değil çocuklarım oldular” diye. Bu boş laf değilmiş, yaşarken anladım. Çünkü benim hiçbir zaman çocuğum olamayacakmış bunu öğrendiğimde farkettim ki doğurmasamda aslında benim birçok çocuğum varmış. İçimdeki meslek aşkını, çocuklarıma aşkımı anlatamam. Maaşımın yarısını neden onlara
Edebiyat
İlk ÖğretmenimCengiz Aytmatov · Nora Kitap · 201810,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yine Özdemir Asaf ve yine ben...
9/10
·195 syf.··
2020 84. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2020 03:41
Elimde başka kitabın kalmadı babaaa, sana veda ediyorum.. Sen benim için bir şair değil, felsefeyle şiiri birbirine özdeşleştiren dahi bir yazarsın.. Sen her konuya değinen, hepsinde de “doğru, işte bu” dedirten adamsın. Sen çoğu kişinin “ne saçmalamış” dediği, beni ise kendine hayran bırakan adamsın. Aforizmalarını okurken gözlerimin-beynimin-açılmasını, ince ironilerini yakaladığımda gülümsememi unutmayacağım. Keşke daha çok ama daha çoook yazsaydın. Keşke bu kadar geç kalmasaydım sana. Saygım ve sevgim büyüktür. . . . İnceleme için yazabileceklerim sınırlı; Öykü kitabı olarak geçiyor.. Ancak öyküden ziyade yine ironi ve yergilerin yer aldığı yazıCIKlar diyorum... Kitaptaki favorim “Ben Ben’im” de yer alan patron-memur diyaloğu oldu. Bir eleştiri ancak bu kadar güzel yapılırdı. Genel itibari ile iş yaşamına, ölüme, zamana, dünyaya bakış açılarına yer vermiş. Kitapta zaman kavramı ise hep en önemli konu oluyor. Dün, bugün ve yarın hep aynı çizgide. Okuyacağınız zamanı iyi anlamanız gerekiyor. Kafanız doluyken Özdemir Asaf okumayın. Eğer zihniniz meşgulken okumaya kalkarsanız daha ilk sayfada kitabı kapatırsınız. Özdemir Asaf, anlatmak istediğini farklı şekillerde algılatabilen bir yazar. Mantık oyunlarının bol bol olduğu yazılar yazıp garip cümleler kurar. Bu yüzden beğenenide fazladır, eleştireni de..ben anladığınız üzere beğenen hatta hayranı olan tarafım. Ve yine son olarak; YAZAR DİYOR Kİ... “Ben de, yazdıklarımı bir iki kişi okumasın da sonuna kadar çok kişi okusun diye çabalıyorum.” Lütfen okuyun, okutun.
Edebiyat
Dün Yağmur YağacakÖzdemir Asaf · Epsilon Yayınevi · 2006246 okunma
3/10
·88 syf.··
2020 77. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2020 01:53
Yazarın 7 kitabını bayıla bayıla okumuş biri olarak, bu kitap olmamış diyorum. Gerçekten Aruoba’nın büyük hayranıyım, suçu sürekli kendimde aradım, ben mi anlamadım dedim. Sesli, sessiz, bazen vurgulu bazen tonlamasız okudum şiirleri, anlamlandırmaya çalıştım ama..YOK. Felsefeyi bana sevdiren adam...ne anlatmaya çalıştın bu kitabında inan ben anlayamadım. Araştırmalar yaptım, incelemeler makaleler aradım...YOK. Hiç kimsemi anlamadı arkadaş ya Şiirler hece hece bazen harf harf ayrılarak yazılmış, sayfalar bunun için uzatılmış. Oruç babayı tanıyanlar bilir kitapları genel itibari ile böyledir, onun yazım tarzı budur, bunlara alışığız ama bu başkaydı ya. Onun deyimiyle; An La M Sı Z Dı. Okuyup anlayan biri beni de lütfen aydınlatsın.
Edebiyat
Meşe FısıltılarıOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 2019967 okunma
Özgün, dahi adam..
8/10
·202 syf.··
2020 61. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2020 22:56
Kitap şöyle başlar: “Bütün dünyayı Kucaklamak istedim; Kollarım yetişmedi..” Şair, düşünür, benim DAHİ olduğuna inandığım Özdemir Asaf’ın, kenara köşeye karadıklarından ortaya çıkmış bir eseridir. Bazı kısımlarda kendi hayatından kesitleri anlattığı denemeleride mevcut. Bir yerde itiraf da bulunuyor “Keşke daha güzel yazsaymışım” diye. Bence mükemmel aforizmaları, derin kıssaları mevcut.. Aslında kendine güvenide tam. “Sanki asılacakmışım.. Ölecekmişim.. Son sözünü söyle demişler gibicesine.. Ben hep böyle yazmaya çalıştım, irili ufaklı, ne yazdımsa. - En çok hangi kitabınızı, hangi şiirinizi seversiniz? diye sormayorlar mı! En çok hangi asılışımı sevdiğimi söyleyemem ki.. Açıkçası: Bütün asılışlarımı, ölümlerimi seviyorum demek geliyor içim­den.” Bazı derinleştirilmemiş yazıCIKları mevcut. Sanırım onlar içinde şunu ileri sürüyor: “Yazma kabiliyetini kaybetmemek için, her gün en az yirmi sayfa yazmak için uğraştım.” Yahya Kemal’i, Tomris Uyar’ı, Neyzen Tevfik’i, Behçet Necatigil’i ve şu an aklıma gelmeyen birçok mükemmel isimleri de yazılarında anıyor.. He bir de son olarak; “Felsefe yapmak benim harcım ve niyetim değildir.” demiş.. Usta be..keşke daha çok yazsaydın dedirttin bana.
Edebiyat
Özdemir Asaf'çaÖzdemir Asaf · Adam Yayınları · 2002449 okunma
Hem nacizane eleştirdim hem beğendim..
9/10
·288 syf.··
2020 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2020 03:00
Eleştirime geçmeden önce kitap hakkında kısa bir bilgi vermek istiyorum.. İlk eserde Orta Asya bozkırlarından Avrupa’nın kapılarına kadar anlatmıştı İlber hoca, şimdi ise Avrupa’nın içlerine giriyoruz. Bu eserle birlikte, bir beyliğin kısa sürede izlediği gelişmeyi, beyliğin Rumeli‘ye geçişi ve üç kıtada bıraktığı izleri göreceksiniz. Eser Türklerin Anadolu, Avrupa ve Dünya tarihindeki konumu üzerinde durarak giriş yapıyor. Daha sonra beyliğin imparatorluğa geçişi anlatılmakta. Tam da bu esnada yani imparatorluğa geçiş sırasında ortaya çıkan Timur‘a da yer verilmiş ve sonrasında kitap sizi İstanbul‘un fethine sürüklüyor. “Türklerin Tarihi” serisinin ilk kitabında olduğu gibi soru-cevap formatında kalema alınan eser, çeşitli anektodlar eşliğinde işlenmiş. Fatih Sultan Mehmet‘in ölümü meselesine kadar önemli noktalara değinerek ilerlemekte. Bununla birlikte çok konuşulmayan olayları öğreniyorsunuz. İlber hoca ek bilgiler ve yorumlar katmış. Kitabı okumak, İlber hocanın dersine yada söyleşisine katılmışız gibi bir his yaratıyor. Okumuyor adeta dinliyoruz. Bu yüzden okunabilirliği kolay ve çabuk kavrayabildiğimiz bir kolaylık sağlanmış. Merak ettiğiniz soruların cevabını bulabileceğiniz bir kitap AMAaaaa.... İşte haddime olmayan ama susamayan ben; eleştirilerime başlıyorum :) Bir başucu kitabı diyebilir miyim? Ben diyemem. Çünkü kitap dağınık, daldan dala atlanmış ve hiçbir şeyi tam anlamıyla öğrenemiyorsunuz. Ayrıca başlıkta sorduğu sorunun cevabını çoğu kez bulamıyorsunuz. “Ben tarihimi öğrenmek istiyorum, Türkler tam anlamıyla nereden gelmiş, nereye gitmiş, ne yapmışlar” diyen biri bu kitaptan hiçbir şey öğrenemez. Ya da akademik bir şey kazanamaz diyeyim. Dönem hakkında biraz ön bilgisi olan, tarihe aşık okuyucular eserden daha çok faydalanabilir ve
Edebiyat
Türklerin Tarihi 2İlber Ortaylı · Timaş Yayınları · 20163,784 okunma