"böyle bir hayat bana göre değil. önceden çizilmiş, kısıtlı, * hayatlar. ben, hayattan başka şeyler bekliyorum."
"ne bekliyorsun?"
"bilmiyorum,
zaten işin güzel tarafı da bu değil mi! hayatın
karşıma ne çıkaracağını bilmiyorum."
artık kitap okuma refleksi öyle bi hale gelmiş ki, sen kitap okuyunca değil, farklı saatlerde farklı türlerde olsun dediklerini belirledigin sayfa ve başlık sayısı kadar bı gün içinde okuyunca tatmin olduğunu hissediyorsun... e bu kadar entelektüellite zulüm artık. geliş geliş geliş yalnız kal diye mi, feda beraberinde fazla fedakârlık istiyo. insan hayatının her alanına yetişemez bu kadar açlıkla. ya da kurtarın gelişim denen çocuğu. her şeyin de fazlası zarar olmamalı. hep birlikte olsaydık hep birlikte yalnız kalır ve yalnız kalmamış olurduk. biliyorum, imkansız bi şey arzuladığımı, kollektivite genleri bizim dna'mizdan silinmek üzereyken. olmazsa olmaz, bir amel ediyoruz. ben'ler için düşüncesi de kâfi.