Iyi insanlara kötü şeyler olur. Ama bu iyi
insanlar hayatlarının geri kalanını, sinirden dişlerini gıcırdatarak
ve soygunun hatırasını tekrar tekrar kafalarında canlandırarak
yaşamaya devam etmezler. Bizi en çok üzen kişisel felaketler,
içimizden atamayacak kadar güçsüz olduklarımız, kabul etmek
istemesek de bizim de içinde rol almış olduklarımızdır
Güçlü ve değerli savaşçılar olan karduklar yabancıların istilalarına karşı her zaman cesaret ve enerji ile karşı koydular; onların çetin, ıssız ve güç girilen dağlarını fethetmek de zordu.
Tarihin bize büyük kahramanlık olarak sunduğu her şeyde onların adı geçer. Ayrıca yalnızca yıkıcı dehalarıyla ve kana susamış, yağmacı ordularının ayakları altında ezilen bütün ülkelere uyguladıkları kıyımlarla bilinen uluslar da vardır: Attila komutasındaki Hunlar ile ünlü fatihleri Cengiz Han ve Batu önderliğinde muzaffer olarak geçtikleri geniş topraklarda kanlı izler bırakan Moğollar ya da Tatarlar böyle uluslardı. Öte yandan, bu kötü üne sahip olmadan, savaşçı dehalarıyla ve onlara birçok Asya ve Afrika
ülkesini yönetme onuru kazandıran bazı büyük komutanlarının yiğitlikleriyle ayrıcalıklı bir yer edinen uluslar da vardı; Kürtler böyleydi işte. Perslerin Herkülü olarak adlandırılan Rüstem'in
masalsı kahramanlıklarıyla ve ikinci Haçlı Ordusu'nun Avrupalı kahramanları, Philippe Auguste'ler, Aslan Yürekli Richard'lar,
Luzinyen'ler ve Hristiyanlık tarihinde parlak yerlerini almış birçok başka savaşçı arasında adları geçen Saladin ya da Selahaddin ve onun saygıdeğer kardeşi Melik Adil'in yüksek
başarıları aracılığıyla Kürtler'in adı ünlenmişti. Bu ulus aynı zamanda 18. yüzyılın son yarısında Zend hükümdarlığının kurucusu ve Pers ülkesinin önderi olan Kerim-Han'1(1), onunla
birlikte birçok yetenekli tarihçi ve edebiyatçıyı da yetiştirmiştir.