Bir Müslüman, imanına karşı sorumluluk duygusu taşır. Müslüman aydın ise iki yönlü bir sorumluluğa sahiptir. O, hem imanının ve aşkın değerlerinin bozulmasından, hem de halkının çöküşünden ızdırap duyar.
Cihat ise tarihte bırakılmış, unutulmuş bir sözcük; cihadın felsefesi olan "emr bi'l-ma'ruf ve nehy ani'l-munker" ise tekfir topuzu: Düşmanın bağına degil, dostun bağına inen topuz!
Anladığım kadarıyla takipçilerinin bilinç, özgürlük, hareket ve
omurlarını garanti altına alan, hepsinden de öte, sosyal güç ve
sorumluluk oluşturan İslam'ın en ileri itikadi ve ameli boyutları, şu üç kavramdan ibarettir:
Tevhid, cihat ve hac.
"İslam, ters dönmüş post elbise gibi giyildi."(Nehcul-Belaga, 107. Hutbe'nin
son cümlesi)
Post elbise, hem cins, hem sekil, hem de kullanım yönünden diğer elbiselerden farkıdır. Deri (post) elbise, yüzü en güzel, en sanatkarâne, en çekici, ama
arkası en çirkin, en kara ve en nefret verici olan bir elbisedir. Güzel işlemeli
ve en gösterişli deri elbise, ters giyildiginde "öcü" olur. Çocukları onunla korkuturlar.(Yoksa çocuklar simdi bu İslam'dan korkmuyorlar m? Simdi insan, deri elbiseyi o yüzünden giyiyor, koyun ise bu yüzünden!