Tavsiye üzerine okumaya başladım okumaya başlamadan önce çok kez duymuştum ön yargılı yaklaştığım için hep görmezden geldim sonunda okuyanlar kervanına bende katıldım ve pişman olmadım açıkçası. hikâyeyi sıradan bir üniversite aşkı sanıyordum olmadığını ilk başlarda hemen hissettirdi hayatta hiçbir şeyin tesadüf olmadığını her şeyin tevafuk olduğuna inandığım için hikaye beni bundan dolayı içine çekmiş olabilir. Bazı incelemeler de denk geldiğim eleştiriler ve yorumlarda okuma listenizden çıkarın okumamak kendine yapacağın iyilik olacak vb. cümlelere denk geldim açıkçası bunlara güldüm eleştiri yapmak için eleştiri yapmak olmuş sanki Gülşah ' ın sıradan olarak anlattığı aşk hikayesi içinde ülkenin ve toplumun kanayan yaralarina dikkat çektiği için ; gerek aşksız evlilikler , Kürt - Türk çatışması , kafatasçılık , doğudaki eğitim , Kürt ve Doğulu olmanın sorununu(daha çok şey söylenebilir neyse )kendi çapında konuya hakim olduğu kadar dile getirmiş olmasından dolayı yazılan şeyleri önemli olduğunu düşünüyorum bu tarz eleştirilerin da yazara ve hikaye sahibine hakaret olarak görüyorum .Gülşah verdiği kararların çoğunu mantıken olmadığını duygusal bir şekilde verdiğini mantıklı düşündüğü zaman kendisininde eleştirdiğini dile getiriyor binaenaleyh Gülşahin yaşamadığımiz hayatını eleştirmek bana açıkçası saçma geliyor çünkü ne çektiğini ne yaşadığını tamamen anlamamız için bire bir aynı şeyleri yaşayıp doğru kararlar vermiş olmamız gerekiyor bu kesinlikle imkansız ama bu olayları dramatize etmediği anlamına gelmiyor bunun da okunmasını sağlaması için yapılan bir taktik olarak yorumluyorum uzun betimlemeler gereksiz gördüğümüz açıklamalar hikayeye uzatma çabası aslında romanın tuzu biberi olarak yorumluyorum (hayatımı anlatsam roman olur metaforu) Şahin'e gelecek
Bir Kürt SevdimDilek Bilgiç Esen · Müptela · 20228bin okunma
Insan oruç sayesinde hayvanî duygularını azaltır, ruhunu arındırır. Oruç sayesinde toplumun sosyal ve ahlâkî hayatından başka bir fazilet ve aydınlık doğar.
Hint şehri Khaupfur'da yaşayan ve henüz bebekken tanık olduğu Bhopal felaketinden sonra omurgası eğilen ve dört ayaklı olarak hayatına devam eden bir çocuğun, bir dizi ses kaydı şeklinde, Hintçe kaydedilen gerçek bir yaşam öyküsü...
Kendisine arkadaşlık eden gazeteci ve çocuk arasındaki anlaşmaya uygun olarak hikâye, kasetlerde kaydedildiği haliyle, çocuğun kendi sözcüklerince anlatıldı. Çevresinin kendisine "Hayvan" diye isim taktığı ve "Bir zamanlar ben de insanmışım," diyecek kadar kendine yabancılaşan kahramanımız Khaufpur şehrinin yaşadığı o korkunç gece'den sonra kabusa dönen gerçek hayatları açık, akıcı ve samimi bir üslupla anlatıyor. Ağzı bozuk ve açık yürekli 'Hayvan', yaşadığı platonik aşkı da mükemmel bir mizah anlayışı içinde dile getiriyor. Hikâyeyi anlatan çocuğun lirik tarzdaki anlatımı evrensel gerçeklere dokunuyor.
Elinizdeki eser ateist ve deist çevrelerin medya yoluyla gündemde tutmaya çalıştıkları, kendilerince Müslümanları köşeye sıkıştırmak için özenle yaymaya çalıştıklan şüphelere cevap vermek maksadıyla hazırlandı. Özellikle genç jenerasyonun bu yayınlardan etkilenerek veya okul ortamlarında tartıştıktan sonra gerek telefon yoluyla ve gerekse internet ortamlarında sorduklan sorulan hasbelkader sade bir dille izah etmeye çalıştık.
Felâtun ve Râkım yakın muhitlerde, biri alafranga özentisi bir babanın elinde, diğeri babası ölünce zor koşullarda, anne ve dadısının fedakârlıklarıyla büyümüş yirmili yaşlarda iki arkadaştır. Felâtun Bey şık giyinmenin, gezip tozmanın peşinde, Batı özentisi bir tiptir; Râkım Efendi ise çalışkan, kendini yetiştirmiş, Doğu ve Batı kültürlerini özümsemiş biridir.