Doğru değil mi ama? Şu dünyayı adamakıllı görmeden, dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik sanki? Yaşadığımızın farkına varmayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz?
"Onlara en azından soyadlarımızı verebiliriz," diye üsteledi Jeff.
Bu konuya çok tatlı yaklaştılar, istediğimiz her şeyi yapmaya, bizi memnun etmeye dünden razılardı. Ama soyadı meselesinde, her zamanki açıksözlülüğüyle Alima, bunun kime ne yararı olacağını sordu.
Terry ise onu her zamanki gibi kızdırarak bunun bir sahiplik göstergesi olduğunu söyledi. "Sen bundan sonra Bayan Nicholson olacaksın," dedi. "Bayan T.O. Nicholson. Herkes senin benim karım olduğunu bilecek."
"Bir erkeğin 'karısı' olmak tam olarak nedir?" diye sordu Alima, gözlerinde tehlikeli bir parıltıyla.
"Karı, bir erkeğe ait olan kadındır," diye lafa girdi Terry.
Ama Jeff hevesle atıldı. "Koca ise bir kadına ait olan erkektir. Tekeşli olmamızla alakalı bir durum bu, biliyorsunuz. Evlilik ise hem medeni hem dini nikâhla iki kişinin hayatını birleştiren bir merasimdir -'ölüm bizi ayırıncaya kadar,'" diyerek bitirdi sözlerini
Sayfa 154 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Anlatır mısınız bizde olmayıp sizde olan, erkeklerin yaptığı şu dünya işleri nelerdir?"
"Ah her şey," dedi Terry övünerek. "Erkekler her şeyi yapar bizde." Geniş omuzlarını dikleştirdi ve çenesini öne çıkardı. "Biz kadınlarımızın çalışmasına izin vermeyiz. Kadınlar sevilmek, tapılmak, baş tacı edilmek, çocuklara bakmak üzere yuvalarında oturmak için vardır."
Sayfa 78 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Ya öyle bir hayat yoksa? Ya burada... takılıp kalmışsam böyle?"
"Kitaplıklarda kitap olduğu sürece takılıp kalman mümkün değil. Buradaki her bir kitap çıkış yolunu gösteren bir ipucu olabilir."
"Hayatı anlamıyorum işte," diye sızlandı Nora.
"Hayatı anlaman gerekmiyor. Yaşaman yeterli."