Bu akşam anladım ki, bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş.
Gene bu akşam anladım ki, onu kaybettikten sonra, ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim.
Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir âna bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak…
Cahil bir kişi ile bilgi bir kişiye bir kere bir kitle içerisinde yan yana geldiler mi, nesnel değerlendirme yönünden aynı oranda bir yetenek düzeyine mecburen gelirler. Çok yüksek bir zekaya sahip olmanın neredeyse hiçbir anlamı yoktur.
Dikkatli gözlemlerle sabittir ki; bir süre boyunca faal bir kitle içinde bulunan bir birey -bu kitleden yayılan telkinlerin ve enerjinin etkisiyle veyahut henüz bilinmeyen bambaşka nedenlerle- çok geçmeden, kendisini uyutan bireyin elleri arasında uyuklayan bir kişinin düştüğü gibi büyülenmiş bir duruma düşer.