Kaçırılıp katledilişinin üzerinden tam on yıl geçti
Nazım.
Şimdi yine Mart ayındayız.
Yıl 2004...
On yıl boyunca hep seni aradık.
Yüreğimiz, bilincimiz hep seninle oldu.
Kaçırılıp kaybettirme senden önce de vardı,
Senden sonra da devam etti.
Bu bir politikaydı.
Özel savaşın dehşet politikası!
On yıl içinde bu politikalar gün gibi açığa çıktı.
Ve sen bir ''kayıp'' olarak kaldın...''
Bu kitap ülkem gerçeğinin birini daha gün yüzüne çıkarıyor; kayıpları ve kaybedilenleri...! Nazım Babaoğlu onlardan sadece biri. Özgür Gündem gazetesi nde yazan Nazım Babaoğlu gelen yoğun telefonlar üzerine Siverek'e gider ve bir daha kendisinden haber alınamaz. Oda kaybedilenler kervanına katılır.
Yazarımız kitabı kardeşi olan Nazıma bir sesleniş edasıyla yazmış. Nazım' a söyleyemediklerini yazarak dile getirmiş ve yüreğinin feryadını satırlara dökmüş.
ARTIK YAZMALIM... der ve başlar anlatmaya...
Bu kitabı okurken kurgusal bir metinle karşılaşmayacaksınız malesef,
hayatın gerçekleri yüzünüze tokat gibi çarpıcak.Belki okurken keyif almıycaksınız ama bazı gerçeklerin farkına varacaksınız. Çocuğunun bir mezarı bile olmayan bir annenin yada annelerin...