Gençliğimizi hırstan kaleler yaparak geçiriyoruz ve sonra hayatın hayallerimiz ve dileklerimizle titizlikle inşa ettiğimiz kulelerin üzerine şüphe kumları savurarak onları görünmez kılmasını izliyoruz.
Bilimin her şeye gücü yeter ve aynı zamanda hiçbir şeye gücü yetmez. Daha açık bir ifadeyle, bilim göreceli olarak her şeyi kapsar ama mutlak olarak her şeyi içermez.
Biz insanlar, yaşadığımız evrendeki en yüce varlıklarız ve bu dünyada ilk ortaya çıkışımızdan beri yaklaşık elli bin yıl geçmiştir. Bu süreçte zekâmız arzularımızı tatmin etmiştir, ancak arzularımızın bir sınırı olmadığından ve kolay elde edilebilir hâle geldiğinden, insanlık olarak büyük bir özdenetim ihtiyacı ortaya çıkmıştır.