Enes

Enes
@ravachol
INTJ, 5w4.
USS Cole destroyerinin yarık gövdesinde dururken böyle bariz bir savaş eylemine misliyle mukabele etmemiz gerektiğini düşündüm. Birleşik Devletler hükümeti, iki sene önce Kenya ve Tanzanya'daki elçiliklerin bombalanması gibi önceki el-Kaide saldırılarına hakkıyla karşılık vermekten aciz kalmıştı. Başkan Clinton, Afganistan ve Sudan'a birkaç cruise füzesi atılmasını emretmekle kalmış ve onların da neredeyse hiçbir tesiri olmamıştı. Yetmezmiş gibi bu cılız tepki düşmanı daha da cesaretlendirmişti. Birleşik Devletler ve müttefikleri tarafından engel olunan diğer pek çok el-Kaide militanına ne demeliydi? Önceden de belli olan düşmanın niyeti artık ayan beyan ortadaydı. İstihbaratın bütçesi artıp başkan kimi sınırlı gizli faaliyetlere izin vermiş olsa da Birleşik Devletler hükümeti hâlâ aciz ve siyasi kademede şaşkın görünüyordu. Yöneticilerimiz ne yapacaklarını bilmiyordu. Bence bu bir savaştı. George Tenet 1998 tarihli bir tezkereyle bunu ilan etmişti. Bu sefer farklı olacağını düşündüm. Birleşik Devletler mutlaka karşı saldırıya geçecekti. El-Kaide'yi Afganistan'daki güvenli sığınağına kadar takip edecektik.
Sayfa 170
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Saldırı günü nöbetçi yoktu. Ne ikaz olmuş ne de belli bir istihbarat elde edilmişti. "Görünüşte silahsız iki kişinin..." kullandığı küçük bir teknenin yaklaşmasıyla alakalı açık ve yeterli bir angajman kuralı mevcut değildi. Birleşik Devletler donanması açısından böyle bir saldırı, zayıf ihtimalden ziyade imkânsız gibi görünüyordu. Düşman asimetrik savaşı biliyordu. Biz bilmiyorduk.
Sayfa 169
Sana'ya aynı zamanda varıp otelin iki katına yerleştik. Her Birleşik Devletler teşkilatı kendi hedefinin peşinde koştuğundan ve seçilen yöneticilerden bazıları kalın kafalı olduğundan ortalık karıştı.
Sayfa 168
Beyaz Saray hükmünü verdi: Araç CTC'de kalacaktı. Fakat bu karar bile tetik çekme yetkisinin kimde olduğuna dair teşkilatlar arası çekişmenin sona ermesine kâfi gelmedi. CIA'in başkan tarafından verilmiş bazı öldürme yetkileri olsa da Savunma Bakanlığı sürekli asıl yetkinin onda olduğunu iddia ediyordu. Hukukçular mevzuyu tartıştı. Sonunda siyasetçiler, CIA komuta kademesinin, asgari derecede, bu kabiliyete sahip olması gerektiğine karar verdiler. O tarihe kadar CIA yönetimine geçmiş olan Alec ve CTC'deki diğerleri, sistem konusunda eğitim alıp hedef seçimi protokolünde ustalaştı. Bu eğitime Direktör Tenet'in konferans salonundaki masaüstü çalışmaları da dâhildi. Hellfire füzelerini ateşleyen paneli nasıl kullanacaklarını öğrendiler. Bir maymun bile kullanabileceğinden panele "maymun düğmesi" adı takıldı. Maymun düğmesini kimin kullanacağına dair tartışma 11 Eylül'e kadar sürdü ve ondan sonra da bu yetki Başkan Bush tarafından CIA'e verildi. Predator, 2001 yılının ilkbahar ve yaz mevsimlerinde de Afganistan semalarında devriye gezmeyi sürdürse de Usame Bin Ladin'i bir daha görmek mümkün olmadı. Pek çok algılayıcı ile teçhiz edilmiş Predator, el-Kaide ve Taliban hakkındaki bilgimizi, savaş düzenleri ve komuta/kontrol ve haberleşme sistemleri de dâhil olmak üzere, büyük ölçüde artırdı.
Sayfa 163
Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri, silahlı İHA'nın 2004-05'te test edilmesine karar verse de CIA'in talebi üzerine programı hızlandırdılar. Hava Kuvvetlerinde bu teknolojiye öncülük eden kişi General John Jumper'dı. Onun feraseti ve önderliği, programın ilerlemesinde hayati rol oynadı. 16 ve 21 Şubat 2001 tarihinde, gizli bir Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri üssünde ilk hedefli test atışları başladı.
Sayfa 162