Enes

Enes
@ravachol
INTJ, 5w4.
Edebiyat bütün parti ve devrimlerden daha kalıcıdır. Devrimler yıkılır, partiler gider ama iyi kitaplar, iyi edebiyat sonsuza kadar kalır.
Sayfa 127
Reklam
Tolstoy, devrimlerin barındırdığı şiddetten tiksiniyordu ve günlüğüne şunları yazmıştı: "Sosyalistler asla fırsat eşitsizliğini ve yoksulluğu bertaraf edemeyecek. En güçlü ve akıllı olanlar daima kendilerinden daha zayıf ve aptal olanları kullanır... Marx'ın öngörüsü gerçekleşse bile, neticede despotluk yalnızca el değiştirecektir." Şiddeti savunan devrimlere ve devrimcilere karşı her zaman bir kuşku besliyordu Tolstoy. Belki de bu yüzden Rus devrimcilerine dair övgü dolu kitapların yazarı olmadı Tolstoy.
Sayfa 126
Bartlett kitabında, "1978'de, Tolstoy'un yüz ellinci doğum gününde Popovski, Rusya'da yaşları yetmiş ile doksan arasında, sağ kalmış elli Tolstoycu olduğu sonucuna vardı. Yüzlercesi hapishanelere, toplama kamplarına, tımarhanelere atılmıştı. Yüzü aşkın sayıda Tolstoycu sırf inançlarından dolayı kurşuna dizilmişti." demektedir.
Sayfa 125
Tolstoy hakkında yazılanlara bakılırsa, Bolşevikler iktidara gelir gelmez Tolstoy'un düşünceleri ve Tolstoycu gruplarla mücadeleye başlamışlar. Kurşuna dizmelerden tutun da toplama kamplarına kadar yapmadıkları baskı kalmamış. Bu savaş 1991'e kadar sürmüş. Yetmiş yılın sonunda SSCB kalmadı ama Tolstoy'u hâlâ severek okuyoruz. 1902'de Tolstoy'un Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesini de belirtmemiz gerekiyor. Dünya edebiyatında hem "ilericiler" hem de "gericiler" tarafından linç edilmenin ilk onuru Tolstoy'a aittir.
Sayfa 123
Bolşevikler, devrim öncesi Tolstoy'u severken, 1917 Devrimi'nden sonra linç etmeye başladılar. Öyle ki Tolstoycu dernekleri kapatıp sevenlerini sürgüne yolladılar.
Sayfa 124
Reklam