Enes

Enes
@ravachol
INTJ, 5w4.
Birkaç yıl önce, PKK'de "çocuk savaşçılar"ı konu edinen Onlar Daha Çocuktu kitabına arka kapak yazısı düşünürken, Dostoyevski'nin çocuklar üzerine söylediği aşağıdaki anlamlı cümlelerini almaya karar verdim. Yayınevi editörüne önerdiğimde itiraz etmedi. Dostoyevski, sadece üç yaşında kaybettiği Alyoşa’sı için değil, o dünyanın tüm çocukları için şöyle düşünüyordu: "Hiçbir ilerleme, hiçbir devrim bir çocuğun gözyaşının dökülmesini haklı gösteremez, hiçbir savaş... O gözyaşı damlası her daim her şeyden kıymetlidir. O tek damlacık gözyaşı..." Yaşı küçük çocuklardan savaşçı yapanlar, onları dağlarda ölüme gönderenler, çok değil, bir tek defa Dostoyevski'nin "o tek damlacık gözyaşı" çığlığını keşke duysalar...
Sayfa 113
Reklam
Bolşeviklerin Dostoyevski karşıtlığı, Türkiye'deki solculara da yansıdı. Bazen "gerici", bazen "devrim karşıtı" denilerek okuma programlarından uzaklaştırdılar. Gerçeği ve kalpten geleni ne kadar erteleyebilirsiniz ki... Hayat, kalbi olanları anlatan Dostoyevski'yi değil, kalpleri kaskatı olan Bolşevikleri yalanladı
Sayfa 111
"Baba katili" ve "yoldaş katili" ayrımı çok önemlidir. Baba katili olanlar kısmen özgürleşebilmişlerdir. Bu nedenle Rus devrimcileri görece daha özgürdürler. Bizdeki devrimciler, özgür kişiliğe ulaşmadan özgürlük savunucuları olmak istemişlerdir ama olamamışlardır. Radikal solcu görünen tipler özünde pısırık ve pasiftirler. Devrimci olamadıkları için devrim de yapamamışlardır!
Sayfa 109
Türkiye'de radikal solcular/devrimciler genellikle toplumu gelenekçi, tutucu bulur ama kendilerinin de tutucu olduğunun farkında değildirler. Özellikle PKK ve Soğuk Savaş döneminde kurulmuş radikal sol örgütlerin çoğu, içinde yaşadıkları toplumun özeti gibidirler. Teorik olarak özgür aşkı savunurlar ama pratikte örgüt içinde aşk yasaktır. Devletin/iktidarın kötü uygulamalarına karşıdırlar ama aynı örgütler, henüz iktidar olmadan kendi mahallelerinde devletten neyi öğrenmişlerse beterini yapmaktan geri kalmazlar. İdama karşıdırlar ama kendileri dağlarda, hapishanelerde yoldaşlarını infaz edebilirler. Muhalif oldukları devlete karşı olanlar, zamanla kendi kendilerine devlet olmuşlardır.
Sayfa 109
Dostoyevski, solcu Rus entelektüellerinin görünüşte özgürlüğü seven devrimci ideolojisinde "sınırsız despotizm" olduğunu Cinler romanıyla ortaya çıkardı. O, diğerlerinden çok daha önce bu gerçeği gördü. Dostoyevski, Rusya'nın yeraltında, yeraltı katmanında ortaya çıkan devrimin özgürlüğe yol açmayacağını biliyordu. 19. yüzyılın ikinci yarısında Rus devrimcilerin uygulamalarında bunu deneyimledi.
Sayfa 108
Reklam