Dostoyevski ise Shakespeare'den sonra gelmiş en önemli dramatik yazarlardan biridir. Tolstoy'un zihni, mantık ve gerçeklerle ilgilidir. Dostoyevski akılcılığı aşağılar, büyük bir çelişki aşığıdır. Tolstoy, toprağın, kırsalın ve pastoral tarzın yazarıdır. Dostoyevski tipik kentli, dilde modern metropolü yaratan kişidir. Tolstoy, gerçeğin peşinde koşarken çok aşırıya kaçarak hem kendini hem çevresindekileri yok etmiştir. Dostoyevski, Mesih'e karşı olmaktansa gerçeğe karşı olmayı yeğleyen, bütüncül anlayışlardan kuşku duyan ve gizemi seven biridir. Tolstoy "sürekli olarak ahlak yolunda kalan", Dostoyevski ise doğal olmayan labirentlere dalan, ruhun dehlizlerinde ve bataklıklarında gezinen biridir. Tolstoy, somut dünyayı adımlayan, somut yaşantıların dokunulabilir niteliğini ve duyularla algılanabilir gerçekliğini aktarabilen bir dev, Dostoyevski ise sanrıların, hayaletlerin sınırında gezinen, sonunda yalnızca bir düş olduğu anlaşılabilecek şeytani ayartmalara her zaman açık biridir. Tolstoy, bir sağlık ve Olympos canlılığı timsalidir. Dostoyevski ise hastalığın ve cinler tarafından ele geçirilmenin yüklediği enerjilerin toplamıdır. Tolstoy, insanlığın varacağı yeri tarihsel olarak ve zaman akışı içinde görmüştür. Dostoyevski ise kendi çağında ve dramatik anın canlı durgunluğundadır. Tolstoy, mezarına Rusya'da ilk kez yapılan laik bir cenaze töreniyle konmuştur. Dostoyevski ise Petersburg mezarlığında Ortodoks kilisesinin ağırbaşlı bir cenaze töreniyle toprağa verilmiştir. Dostoyevski Tanrı'ya inanan bir insandır, Tolstoy ise ona gizlice meydan okuyanlardan biridir.