Fakat Ankara'nın Suriye'ye olası bir müdahalesi, hem ülke içinden hem de müttefiklerinden gelen engellerle karşılaşmak zorundaydı. Örneğin, Türkiye'nin Halep konsolosu Adnan Kural, olası bir Türkiye müdahalesinin Suriye'yi daha çok Sovyetler'in yörüngesine iteceğine inanıyordu. Fakat Kural'ın görüşleri Ankara'yı fazla etkilemedi. Özellikle, 1955 yılında Bağdat Paktı'nın kurulması hem Demokrat Parti hem de Dışişleri'nde, Türkiye'nin Orta Doğu'daki rolünün olduğundan önemli görülmesine yol açınca, Kural'ınkine benzer görüşler her zamankinden daha az taraftar bulmaya başladı. Ne var ki Kural haklıydı.