Enes

Enes
@ravachol
INTJ, 5w4.
Bu mesele sadece Türkiye'deki kurumlar arası anlaşmazlıklar ve rekabet ile ilgili değildi. Suriye'yle ilgisi bulunan her ülke, istihbarat operasyonlarını kendi çıkarlarına göre şekillendirmeye çalışıyordu. Örneğin, M16'nın başkan yardımcısı George Kennedy Young, Amerikalı meslektaşı Wilbur Eveland'a, "Mısır, Suudi Arabistan ve Suriye'nin, İngiltere'nin bölgedeki çıkarlarını tehdit ettiğini, bu ülkelerin hükümetlerinin ya baskı altına alınması ya da devrilmesi gerektiğini; bunu yaparken İngiltere'nin bölgedeki ana müttefiki Irak'ın yanı sıra İran ve Türkiye'den de İngiltere'nin düzenleyeceği bir operasyona destek alınabileceğini..." söylüyordu. Operation Straggle, bu noktada İngiltere'nin amaçları için uygun ortamı oluşturdu ve İngiltere bu operasyonu, Mısır'da hükümet değişikliği yapmayı amaçlayan çok gizli operasyonlar doğrultusunda çekmeye çalıştı. İngiltere'nin planları şekillendirme çabasının bir parçası olarak da Amerikalıları, bilinçli bir şekilde hem stratejik hem de taktiksel olarak karanlıkta bıraktılar. Gerçekten de İngilizlerin, Mısır üzerindeki gizli planları daha sonra Süveyş Krizi'ne yol açacak ve Suriye muhaberatının Ekim 1956'da Operation Straggle'in Irak-Batı destekli bir darbe girişimi olduğunu ortaya çıkarmasıyla iptal edilecekti.
Sayfa 214
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Sorunun Güvenlik Konseyi'ne taşınmadan çözülmesi için İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Sir James Bowker, 21 Temmuz'da Pakistan Cumhurbaşkanı onuruna İstanbul'da verilen bir resepsiyonda, Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Muharrem Nuri Birgi'den, Suriyeli tutukluların iade edilmesini rica etti. Fakat Birgi, kendilerinin bir şey yapamadığını, konu hakkında sivil ve askeri yetkililer arasında görüş ayrılıkları olduğunu söyledi. Öyle anlaşılıyor ki MAH'ı da kontrolü altında tutan Silahlı Kuvvetler, sorunun daha da ilerlemesi ve Operation Straggle'ın yarattığı karmaşadan yararlanıp, Suriye'ye geniş çaplı bir askeri harekât düzenlemeyi umuyordu. Fakat Dışişleri Bakanlığı bu plana şiddetle karşı çıktı; zira böyle bir maceranın sadece bölge ülkeleriyle ilişkilerin kötüye gitmesine değil, Türkiye'nin Amerika ve İngiltere ile de ilişkilerinin bozulmasına yol açacağını düşünüyorlardı. Dışişleri'nin baskısı sonucu konu Güvenlik Konseyi'ne taşınmadan, 25 Temmuz'da tutuklular Suriye'ye iade edildi.
Sayfa 214
Ne var ki Türk Silahlı Kuvvetleri, plan kapsamında görevini yerine getirirken olay kontrolden çıkmış ve Suriye ile Türkiye'yi Birleşmiş Milletler'de karşı karşıya getirmişti. Ayrıca Silahlı Kuvvetler, yaptıkları operasyonu Dışişleri Bakanlığı ile tam olarak koordine etmediğinden, Türk diplomatların elinde sadece sınırlı bir manevra alanı vardı.
Sayfa 213
Türkiye ise çok partili sisteme geçişte iç siyasetine yöneldiğinden, o sırada Suriye'ye fazla ilgi göstermedi. Türk Dışişleri bile iç siyasete oldukça fazla bulaşmış, kendi temel vazifelerini ihmal eder durumdaydı. Öyle ki konsolosluk hizmetleri bile verilmediğinden Suriye'deki Türk vatandaşları Ankara'ya şikâyet mektupları yolluyordu.
Sayfa 210
Hizbu'l-Ahrar ne Türkiye ne de Hâşimî yanlısı bir partiydi. Bu ülkelerle geliştirilecek iyi ilişkilerin Suriye için faydalı olacağını düşünseler de Suriye devletine sadıktılar. Türkiye'nin ilk örtülü operasyonları başarısızlıkla sonuçlanmıştı; zira Türk istihbaratı, Hizbu'l-Ahrar'ın Arap milliyetçiliğini ve Suriye devletine olan sadakatini tam olarak değerlendirememişti. Bu sorunun altında yatan neden ise Türkiye'de istihbaratın derin bir şekilde siyasallaşmış olmasıydı.
Sayfa 207