...Başından geçen bir hadiseyi İmâm Gazali hazretleri şöyle anlatırlar:
Tûs'a gelirken, kafilemiz yol kesicilerin baskınına uğradı. Uğrular yanımızdaki bütün eşyaları aldılar ve bizi o halde bırakıp gittiler. Ben de onların peşinden koştum. Başkanlarına yetişip yalvardım: <<Çok rica ediyorum. Allah aşkı için benim eşyalarım arasındaki ders notlarımı bana geri verdirtiniz. Onlar sizin işinize yaramaz» dedim. Soyguncuların başı sordu: «O istediğin şeylerin mahiyeti nedir?» Ben cevap verdim: «Bir takım defterlerdir. Onlara not ettiğim ilimleri elde etmek için kendi şehrimden Cürcan'a gitmiş; nice emekler verip, dirsek çürütüp, göz nûru dökerek o bilgileri yazmıştım.» Вu sözlerim karşısında haydutların reisi güldü ve «Sen nasıl olur da ilim tahsil ettiğini iddia edebilirsin?.. Baksana, defterlerin, notların elinden alınınca ilimsiz, irfansız kalıveriyorsun!...» dedi. Sonra adamlarına emretti, kitâb ve defterleri verdiler. Haydutun bana söylediği söz üzerinde çok düşündüm. Adam haklıydı. Cenab-ı Hak onu, beni irşad için konuşturmuştu. Ne zaman ki, Tûs'a döndüm, üç yıl büyük bir çalışma ve gayretle defterlerimdeki notları iyice okudum, bilgileri hafızama nakş ettim. Onları öylesine öğrendim ki, defterler ve notlar elimden alınsa da artık ilimsiz kalmayacak hâle geldim. Yol kesici bana iyi bir ders vermişti.