“…o kaygısız dönemler çok gerilerde kalmıştı. O zamanlar bir telefonla günün akışını değiştirmek mümkündü: "Bu akşam şunu yapmaya ne dersin?", "Falanca yere gitmeye ne dersin?" Bugün artık her şeyi önceden planlamak, organize etmek, öngörmek gerekiyordu. Artık hayatında plansızlığa yer yoktu; çok iyi öğrendiği rolünü her gün, her hafta, her ay, her sene tekrar edip oynuyordu.”
“Annesi bu hayatın ne geçmiş ne de gelecektekilerden daha önemli olduğunu, sadece pek çok hayattan biri olduğunu söylerdi hep. Böyleydi ve onun hayatıydı.”