3/10
·480 syf.··
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 16:32
Öncelikle 18+ bir kitap olduğunu ve psikolojik, fiziksel şiddet ve cinsellik içerdiğini belirtmem gerek. Psikolojik olarak hassas bir bireyseniz dikkat etmenizi öneririm. Oyuncak Müzesi Polisiye-gizem-aksiyon tarzı kitapları ve filmleri çok severim. Genelde kült eserler tercih ederim ama bazen yeni çıkan kitap veya yazarlara da şans vermeye gayret ediyorum. Bu kitap da onlardan biriydi. Dikkatimi çekmesinin sebebi ise katilin ağzından anlatım yapıldığını vaat etmesiydi. Beklentim katil psikolojisini ve olay örgüsüne katılan karakterlerin iç dünyasını anlayabilmek, eleştirebilmekti. Başlangıcı gizemli ve yer yer edebi olsa da ilerleyen bölümlerde artık boğulmaya ve yorulmaya başladım. Üstelik beklentilerimi de ne yazık ki karşılamadığını söyleyebilirim. Katil narsist bir psikopat izlenimi veriyor ancak biz bunun ne karakterlerle ne de kendisiyle olan bağlantısını anlayamıyoruz. Olaylar bir kasabada genç kızların canice öldürülmesi etrafında dönüyor. Ana karakterler ile yan karakterler arasındaki örüntü kesinlikle çok karışık ve amaçsızca yazılmış gibi bir izlenim bırakıyor. Kitabın ne anlatmak istediği, amacı, teması, farkındalık yaratmak istediği konu nedir... anlayamıyorsunuz. Böylesine riskli bir olay örgüsünün psikolojik, sosyal, toplumsal gerçeklikler ve teorilerle iyi bir şekilde desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde, inandırıcılığı sağlanamıyor. Dahası olay örgüsü içinde bile birçok mantık hatası bulunmakta. Örneğin; katilin yapay zeka ile sesini değiştirdiği söyleniyor ama katil, sözde lüks villalara elini kolunu sallaya sallaya girip cinayet işleyebiliyor. Maske, eldiven vs kullanıp ardında da hiçbir iz bırakmıyor :) Kasabada başkanın ve şerifin kızları dahil olmak üzere birçok kız katlediliyor ama dedektifler ve güvenlik güçleri sinek avlıyor :D DNA
Oyuncak MüzesiEmre Gül · Guardian Yayınları · 20241,746 okunma
Katil Sabır Taşı Çatlatır. Kurban Karın Ağrıtır.
5/10
·480 syf.··
2026 1. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 01:57
Açıkçası, kitabı aldığımda çok yüksek bir beklentim yoktu. Klasik cinayet romanı olarak düşünmüştüm ama pek öyle olmadı. Bence kurgu mantığı okey olsa da işleniş olarak aşırı vasattı. Ana karakterlerimizden olan Noa karakteri daha okunan bir karakter oldu. Oyuncak Katili içinse daha sonra konuşacağım. Noa'nın ailesi ve çevresi ile olan iletişimi berbat ve yazar sürekli bunu daha acımasızca yapmaya çalışmış ama yok, yavan durmuş. Babası mesela neden kitabın başlarında kötü davranıyordu? Neden bir anda iyi oldu? İkinci kitapta öğrenir miyiz bilemem ama bence sayfa sayısı uzatmak için yazılmış bir kitaptı.(Ki şu an 3.kitabı çıktı, 4.kitabı da çıkacakmış ve olay 4 kitapla ne kadar uzamış olabilir) Gereksiz olduğunu düşündüğüm çok sahne vardı. Oyuncak katiline geleceğim. Yani, karakterin kötü olması düşüncesiyle zaten katili sevmememiz isteniyor, ama zaten kitabı okurken karakterin özelliklerine uyuz oluyorsunuz. Dünyanın en yakışıklısı havalarında gezmesi. Kendisini cinsel anlamda mükemmel olarak anlatması. Okuyuculara sürekli laf söylemesi vs. Çok iticiydi. Katil olup olmaması ile bağı olmadığını düşünüyorum. SPOİLER Kitabın benim için en büyük fiyasko tarafı ise katilin öldürdüğü (öldürmek istediği) karakterlerin Nate haricinde hepsinin kadın olması ve Nate'in de eşcinsel bir birey olması detayına değinmek istiyorum. Kitabı alırken düşüncem katilin kadın-erkek ayrımı olmadan birilerini öldürmesi iken bir anda sadece kadınlara saldırması, günümüz Türkiye'sinde bu kadar kadın çocuk cinayet vakası varken, ne kadar doğru bilemedim. Emre Gül kalemi güzel olabilir ama bu kitap benim nezdimde, asla tam olarak sevemeyeceğim bir kitap olarak kalacak. Zaten aşırı mantık hataları ve cinayetle alakalı saçmalıklarda vardı. Adam akıllı bir karakter var mıydı derseniz de, kesinlikle
1000Kitap
Oyuncak MüzesiEmre Gül · Guardian Yayınları · 20241,746 okunma
Reklam
Oyuncak Müzesi~Emre Gül
Puan vermedi
Az önce bitirdim ve hala şoktayım. Kesinlikle okuduğum en iyi cinayet kitabı. Olaylar, karakterler, yan karakterler, hepsi mükemmeldi. Kusursuz bir kitap. Konusuna gelince, Ravebelg kasabasında bir katil dolaşıyor. Bu katil kasabadakilerden intikam almak istiyor. Bu yüzden teker teker kasabadaki insanları öldürmeye başlıyor. Her öldürdüğü insanın başına öldürdüğü kişiye benzeyen bir oyuncak bebek bırakıyor. Bu yüzden kasabadakiler ondan Oyuncak Katili adıyla bahsediyorlar. Birde tabiki Noa'mız var. Ablası öldükten sonra annesinin ona olan nefretiyle yaşıyor. Annesi ondan ablasının katili diye düşünüp ondan nefret ederken o sırf küçük kız kardeşi Mia için dayanıyor. İntihar etmeye çalışınca Raymond onu kurtarıyor. Böylece Raymond'a bağlanıyor. Ama Raymond onun kuzeninin sevgilisi olduğu için buna katlanmaya çalışıyor. Noa'nın hayatına Paul'un girmesiyle ona aşık oluyor. Ama katil cinayet işlemeye ve Noa'nın hayatındakileri teker teker almaya devam ediyor. Bir süre katille sosyal medya üzerinden konuşuyor. Katilin onu kız kardeşiyle tehdit etmesiyle katil ile buluşmaya gitmek zorunda kalıyor. Katil ile buluşmaya gittiğinde karşısında....... (Spoiler olduğu için yazmıyorum arkadaslar)
Oyuncak MüzesiEmre Gül · Guardian Yayınları · 20241,746 okunma
Harika pazarlanmış kötü bir kitap??
4/10
·480 syf.··
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 19:00
Şimdi, öncelikle benim bu kitaba olan beklentimi yükselten herkese saygılarımı sunuyorum, sayenizde gömülecek bir kitap çıktı. Emre Gül'ün hiçbir kitabını okumadığım için çok merak ederek bu kitabını okudum. Kısa sürede bitirdiğim ama sinirden kudurduğum, hatta kafamdan göz devirmeyi bırakıp eylemsel olarak gerçekten göz devirdiğim anlar yaşadık kendisiyle. Kitap, Ravebelg(umarım doğru yazmisimdir) kasabasında geçiyor. Kasabada seri olarak vahşi cinayetler işleniyor, biz kitabını bi oyuncak katili dediğimiz süzme salak beyni eline akmış narsist karakterimizin ağzından, bir de Noa Dayton isimli diğer ana karakterimizin ağzından okuyoruz. Suregelen bir cinayetler serisi olurken, kasabada herkes gayet sakin, gayet duruma göre az endişeli ve unutmaya hazır. Spoilersız daha fazla ne diyebilirim bilmiyorum ama, benim için güzel bir okuma değildi. Katilimiz asla zekice olmayan aptal saptal cinayetler isliyor ve ne hikmetse bir Allahın kuluna bile yakalanmıyor, bize de diyor ki, "Ah çok aptalsınız kim olduğumu bile bilemiyorsunuz ahmaklar aptallar!" Bir kere, bu gerizekalı katilimizin aklı başında insanların yaşadığı bir yerde ömrü üç günken, kasabadaki salaklar yüzünden yakalanmiyor olmasi onu asla zeki yapmiyor. Kitabin dilinden de bahsetmek istiyorum biraz. Çeviri kitaplar bile bu kitap kadar çeviri hissettirmedi ya, dublajli film gibiydi, edebi hiçbir yani yoktu. Sevilesi tek bir karakter yoktu. Ayrica katil de "Ay ne kadar sayko aman tanrim" diyelim diye yazılmış gibiydi, yazar Jeffrey Dahmer, Zodiac belgeseli izlemiş de yazmis galiba. Spoiler!!! Kitapta nate isimli bir karakter var kardeşi rose asiri vahsi bir bicimde öldürülüyor. Yemin ederim üç gün bile yasini tutmadi kizin, sonrasinda ise natein sevgilisi benjamin kasabadan ayriliyor nate bir hafta yasta, mantik ne
1000Kitap
Oyuncak MüzesiEmre Gül · Guardian Yayınları · 20241,746 okunma
Spoiler içerir
6/10
·480 syf.··
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 00:06
Kitapta şiddet cinayet cinsellik küfür gibi çok fazla tetikleyici unsur var o yüzden 18 yaşın altındaysanız kesinlikle okumayın. yazarın yazım dilini çok sevemedim ama buna rağmen kitap akıcıydı. Genede ben kitabı pek sevemedim abartıldığı kadar iyi değildi. ikinci kitabıda okumayı düşünmüyordum ama bir şeyler yarım bittiği için okuyacam mecbur. Ayrıca yazar türk olmasına rağmen kitabı amerikan klasiği şeklinde yazmayı tercih etmiş tabiki buna bir şey diyemem yazarın kendi tercihi sonuçta ama genede biraz tuhafıma gitti Kitapta sürekli olarak katil kendini ben boyle zekiyim ben şöyle harikayım diye övdü ama ben pekde zeki bir tarafını göremedim bence katilin yakalanmaması da sadece şanstan ibaretti cinayeti işlediği yerlerde ne kamera nede tek bir insan evladı oluyordu .sonda katil tamda beklediğim kişi çıktı ama şu an düşününce bence katil o değil katil suçu ona attı neden bilmiyorum ama kitabı bitirdikten sonra böyle düşünmeye başladım. Noaha gelecek olursak oda tam drama guindi yok benim ailemle sıkıntılarım var annem benden nefret ediyor ablam benim yüzümden öldü falan diyip duruyordu bu beni gerçekten çok sıktı. Ayrıca hiçde zeki biride değildi hareketleri ergenceydi öyleki bazen 24 yasinda olduğunu unutuyordum o kuzeni sara ise annesinden sonra en gıcık olduğum karakterdi noa onun hayatını kurtardı elinden geldiğince onun yanında olmaya çalıştı ama kız sırf noa ona biraz öğüt veriyor diye ( ve bence Raymond ve noahın birbirlerinden hoşlandıklarını fark etti) kızdan nefret etmeye başladı yani elinde olsa kızı paramparça edicek o derece bir nefret! Saranın devam kitabında noahın başını derde sokacağını düşünüyorum. Nate karakterine de aklım takıldı bu çocuk birden nereye gitti bide kitabın bir bölümünde noa nate ve beccaya ablasının ismini vermeden intihar
Oyuncak MüzesiEmre Gül · Guardian Yayınları · 20241,746 okunma
7/10
·432 syf.··
2025 101. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2025 10:46
Orman kıyısında kurulmuş, herkesin birbirini tanıdığı, yakın insan ilişkileri ve canlı sosyal yaşamı ile normal bir taşra kasabası Ravebelg’e götürmüştü bizi yazarımız. Bu sakin kasaba, fırtına öncesi sessizliği yaşıyordu. Kasabaya dönen ve intikam hırsıyla bilenmiş birinin yaratacağı kaos, farkında olmasalar da kapılarındaydı. İşte bu noktadan sonra başlayacak ve kasaba halkını silkeleyip can korkusu yaşatacak olaylar dizisi, iki kişinin gözünden anlatılıyordu kitapta: Çok sevdiği birinin kaybı nedeniyle hayatı zindan olmuş veteriner genç kızımız Noa’ydı bunlardan biri. Geçmişten gelen bu travmanın daha büyüğünü yaşatıyordu toksik annesi yıllardır kendisine. Küçük kardeşi Mia yüzünden terk edemediği ailesinin tavırları nedeniyle güvensiz, sürekli suçluluk hisseden ve tüm bunların etkisiyle sosyal ilişkilerde sıkıntı yaşayan biri haline dönüşmüştü kızımız. Bir diğer travması da kuzeni Sara’nın erkek arkadaşı Raymond’du. Raymond kafasını karıştırıyor, yanına yaklaşmaya çalışan tüm erkekleri uzaklaştırıyordu bu nedenle güzel Noa. Fakat çilesi dolmamış olacak ki, her şey bunlarla bitmeyecek, tüm bu karmaşaya bir de cinayetler eklenince derdine dert katılacaktı maalesef. Bir de herşeyin müsebbibi, başrolümüz vardı: Geçmişten gelen bir intikamın peşinde koşan, herkesin gördüğü, ama çok iyi kamufle olmuş, zeki, takıntılı ve psikopat bir katil... Kasabada rahatça dolaşıp kimseden korkmadan cinayet işleyen, narsistlik derecesinde kendine güvenen, her adımı planlı, kurbanlarını iğneden ipliğe araştıran, kana susamış biriydi. İlk kitapla ilgili yorumumun bu kısmını olayları hatırlamanız için aynen yazdım yukarıda. Bu kitapta katilimiz bize sürpriz yapıyor, hem de kitabın ilk bölümlerinden birinde. Yine aynı takıntıları ve kanlı, zalim cinayetleriyle istikrarını koruyor
Oyuncak MezarlığıEmre Gül · Guardian Yayınları · 20251,031 okunma
Reklam
Reklam