Niçin bu tür insanlarin neşeleri bile kaygıyla dolu? Çünkü sağlam neden lere dayanmazlar, aksine, beraber doğdukları o boşluk duygusundan ötürü tedirgindirler.
...başkalarının uykusuna göre uyuyanlar, başkasının adımına göre yürüyenler ve kendilerine, yaşamdaki en özgürce eylemler olmasına rağmen, sevmeleri ve nefret etmeleri buyurulan kişiler daha zavallıdır.
Nasıl ki içindekini tutacak dibi olmayan bir kovaya ne kadar sıvı boşaltılsa fark etmez, aynı şekilde zihninin boşlukları ve yarıklarından akıp gideceği için, kendine yer bulamayacak zamanı birine vermenin bir anlamı yoktur.
Kimse zamana değer vermiyor, onu bedavaymış gibi, müsrifçe kullanıyorlar. Oysa aynı kişilere hastalandıkları zaman bak, ölüm tehlikesi yanlarına kadar gelince hekimlerin dizlerine yapışıyor, ölüm cezasından korkunca, yaşayabilmek için, hazırlığını yaptıkları her șeyi bırakıyorlar.