Sayısız cami, çeşme ve külliyesiyle her karış toprağında inşa etmiş olduğu eserlerini insanlığa miras olarak bırakan Osmanlı izleri, maalesef bugün bir yok oluş tehdidi ve tehlikesi ile de karşı karşıya bırakılmaktadırlar.
Tüm bu eserler elbette ki insanlık için, ümmet için birer övünç kaynağıdır.
Ancak insanlığa ve ümmete düşen görev; övünmek mi, yoksa sahip çıkmak mı?
Hacılara su verme ve Mescid-i Harâm’ın imar ve bakım işini (üstlenen kimseyi), Allah’a ve âhiret gününe inanıp Allah yolunda cihad eden kimseyle bir mi tutuyorsunuz? Bunlar Allah katında bir değildirler. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
İnanan, hicret eden, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerin Allah katındaki mertebeleri pek büyüktür. Muradına erecek olanlar da onlardır.