Rahime Coşkun

Rahime Coşkun
@rcoskuun
Ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım.
Allah yahudilerin helak eylesin. Öyle bir dert zuhur etsin ki çektirdikleri kat be kat çıksın onlardan. Bu dünyada yandıkları yetmesin ahirette de Allâhü azîmü'ş-şan azaplarını arttırsın.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
''Dünyamız işgal altında. Evet biz topla tüfekle çevrilmedik ama ticaretle, medyayla, türlü vasıtayla abluka altındayız. Zihinlerimiz işgal ediliyor. Soframız işgal edilmiş bile. Peki biz ne yapacağız? Ne yapabiliriz? Nasıl ayağa kalkabiliriz? Bir kere kimsenin küçümsemesine ve akıl karıştırmasına bakmadan bu boykota devam etmek lazım. Gazze'dekilerin bize ihtiyacı olduğu için değil. Bizim insan olmaya ihtiyacımız var. Bizim ayağa kalkmaya ihtiyacımız var. Tarih itibari ile demiyorum, şu toprakların özü, aslı, esası, biziz zaten. Bugün neyi kaybettiğini hatırlaması gerekenler de bizleriz. Ve kaybettiğimiz şey henüz yitirilmiş değildir. Anadolu mayası aktiftir. Bizler daha ölmedik. Henüz kaybetmiş de değiliz. Ama vallahi çok tehlikeli bir yolda gidiyoruz. Biz varız ölmedik. Bu coğrafyanın insanı olarak kimliğimize sahibiz, mazlumun yanındayız. Çünkü bu bizim kimliğimizin de bir parçasıdır. Çünkü bu mayanın terkibi budur! Biz bunu hatırlamalıyız. Vaat edilmiş topraklardan atan tutanlara hak edilmiş topraklarda olanların bir cevabı olur illa. Evet sayıca çok sıkıntılı halimiz. AMA ALLAH NİCE AZLARI ÇOK ETMEDİ Mİ?'' #AyçinKantoğlu
Din
Sevgisizlik insanı üşütürmüş. Bir Ekim güneşinde öğrettin bunu bana. Biri yerinden bile kıpırdamadan diğerinin canına kast edebilirmiş. Bir çift sözle bir çift bakışla yaparken öğrettin bunu bana. İnsan gitme diyemezmiş bazen. Önleyemezmiş bazı gidişleri. Bazen insan sadece neden gitmek istediğini dinlermiş. Dakikalar saat olurmuş bazen. Toplasak 20 dakika bile sürmezmiş bazı vedalar. Yarısından fazlasında susulurmuş hatta. Yüzünün her kıvrımını, dudaklarının nemini, saç telinin yapısını, ellerinin ne kadar büyük olduğunu, kollarının ne kadar sıkı sardığını bildiği birine bir dakikadan az sürede, bir çırpıda söylenen sözle yabancılaşabilirmiş. İnsan sevdiğine veda edemezmiş. Sevdiği ona veda ederken yüzü yerden kalkmazmış. İnsan bazı vedalardan sonra herkese küsermiş. İnsanı ayakta tutan yüreği değil, sağ ve sol bacağı imiş. Giderken yüreğimi de götürürken öğrettin bana bunu. İnsan babası mezara konmadan da yetim kalabilirmiş. Asırlardır bütün yetimlerin yaşadığı kimsesizliği omuzlarıma koyup gittiğinde öğrettin bunu bana. İnsan, sevmesini istediği tek kişi onu elinin tersiyle ittiğinde asırlardır bütün insanlığın hissettiği sevgisizliği yüreğinde yaşarmış. İnsan durmadan savaşırmış. Bir şeylerle, birileriyle… Ama insanı yoran savaşlar değilmiş. İnsanı yoran savaştığı simalarmış. Evini bombalayanların canı bildikleri oluşuymuş. Olmazsa boşluğu kalır dedikleri meğer sırtındaki en ağır yükler, Uhud’da tepeyi terk eden askerlermiş. İnsanı yaralayan kurşun sıkılması değilmiş. Kurşunun hasmından değil de hısmından gelmesiymiş. Ve insan bütün bunları da bir bankta tek başına y/aşarmış. Uzun lafın kısası, o çok bilinen yazarın da dediği gibi ‘’ İnsan yalnız kalır. Yalnız. Yalnız.’’
1000Kitap
Bugün hikayemin başladığı gün.