Rahime Coşkun

Rahime Coşkun
@rcoskuun
Ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım.
Müslim'in, Alâ b. Abdurrahman yolu ile Hz. Ebu Hureyre'ye dayandırarak bildirdiğine göre Peygamber efendimiz şöyle buyuruyor: ​“Yüce Allah şöyle buyurur: “Ben namazı kendim ile kulum arasında ikiye böldüm. Yarısı bana ve öbür yarısı kuluma aittir. Kulum istediğine kavuşacaktır.” ​Kul, “Elhamdü lillâhi rabbilalemin” dediği zaman, Allah, “Kulum bana hamdetti” der. Kul, “Errahmanirrahim” dediği zaman, Allah, “Kulum, bana övgü sundu” der. Namaz kılan kul, “Maliki yevmiddin” dediği zaman, Allah “Kulum benim şanımın yüceliğini ifade etti” der. ​Namaz kılan kul, “İyyake na’budu veiyyake nesteın” dediği zaman, Allah, “Bu söz hem bana ve hem de kuluma aittir. Kuluma istediği verilecektir” der. Kul, “İhdinessıratal müstakım, sıratallezine en’amte aleyhim, gayrilmağdubi aleyhim veleddallin” dediği zaman, Allah, “Bu söz tamamen kulumla ilgilidir, ona istediği verilecektir” der.”
Sayfa 27·Kitabı okuyor
Din
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sünen-i ibn-i Mace'de, Abdulllah bin Ömer’e dayanarak kaydedildiğine göre Peygamber efendimiz şöyle buyuruyor: “Allah’ın kullarından biri ‘Ya Rabbi, sana zatının ululuğuna, saltanatının yüceliğine yaraşır biçimde hamdederim’ dedi. Bu sözün değerini ölçemeyen kulun amellerini yazmakla görevli melekler ne yazacaklarını bilemediler. Bunun üzerine Allah’ın huzuruna çıkarak: ‘Ya Rabbi! Senin kullarından biri öyle bir söz söyledi ki, onu nasıl değerlendirip yazacağımızı bilemiyoruz’ dediler. Yüce Allah, -kulunun ne dediğini daha iyi bildiği halde- meleklere: ‘Kulum ne dedi?’ diye sordu. Melekler: ‘Ya Rabbi! O, “Ey Rabbim! Sana zatının ululuğuna ve saltanatının yüceliğine yaraşır biçimde hamdederim” dedi’ diye cevap verdiler. Bunun üzerine Allah o meleklere: ‘Kulumun o sözünü ağzından çıktığı gibi yazın. O sözün karşılığını, kulum kıyamet günü huzuruma geldiğinde bizzat ben kararlaştırıp veririm..’ buyurdu...
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Din
Ey Oğul! Ben bu bölümde senin isteklerine ilişkin gereken cevapları yazdım. Şimdi sana düşen, yazdıklarımla amel edip, yapacağın samimi ve salih dualarında beni de unutmamandır. Senin benden istediğin, senin için yapmamı arzu ettiğin duaya gelince; o duayı sahih kaynaklardaki dualardan ara ve şu duayı da oku, özellikle namazlarının arkasında bu duayı oku! “Allah’ım! Senden nimetlerinin tamamını isterim, senin sürekli beni korumanı dilerim. O, her kesi ve her şeyi kapsayan ve kuşatan rahmetini isterim. Afiyet ve sağlık dilerim. Bol ve bereketli bir maişet isterim. En mesud olunacak bir ömür temenni ederim. İhsanın tamamını, nimetlerinin geneli, fazlının ve ikramının en tatlısını, lütfun en yakın olanını arzularım. Allah’ım! Lehimizde olanı ver, aleyhimizde olandan koru! Allah’ım! Ecellerimizi mutlulukla sonlandır. Emellerimizi artırmakla gerçekleştir. Sabah ve akşamımız, gündüz ve gecemizi afiyette kıl. Yolumuzu ve dileklerimizi rahmetine doğru kıl. Günahlarımızı af ce mağfiret yağmurunla arındır. Gözlerimizi ıslah ile bize ihsanda bulun. Azığımızı takva kıl, gayretimizi dinin yolunda eyle! Sana tevekkül eder ve sana dayanırız. Allah’ım! Bizi istikamet üzere kıl. Dünyada yaptığımız kötülükler sebebiyle kıyamet gününde pişmanlık duymaktan bizi muhafaza eyle. Günah ağırlığını bizden kaldır. Bize iyilerin yaşantısını lütfeyle. Kötülerin şerrinden bizi uzaklaştır, onlara karşı sen bizi muhafaza eyle! Bizim, babalarımızın ve analarımızın, kardeşlerimizin ve kız kardeşlerimizin boyunlarını rahmetinle cehennem ateşinden azat eyle! Ey Aziz, ey Gaffar, ey Kerim, ey Settar, ey Alim, ey Cebbar olan Allah’ım! Sen bizleri koru! Ya Allah, ya Allah, ya Allah. Ey merhametlilerin en merhametlisi Allah’ım! Ey ilklerin evveli, ey sonların ahiri. Ey Metin olan kuvvetin sahibi, ey
Din
...sen bildiklerinle amel et ki bilmediklerinin kapısı sana açılsın.
Din
Bilmelisin ki; mutlak manada olan ve hiçbir yasak tanımayan bir dil, gaflet ve şehvetle dopdolu olan bir gönül, bir kalp, kararmışlığın alametidir. Sen samimi bir mücahede yoluyla nefsini öldürmedikçe, kalbin ve gönlün marifet nurlarıyla dirilmez.
Din