📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Halk arasında sanatçıların ancak ilham gelince çalışabildiklerine dair bir inanış var. Yani bir şimşek çakması ya da kafada birden bir ampulün yanıvermesi gibi, sanatçınin gaipten gelen bir ilham perisinin büyüsüne kapılması gerektiği zannediliyor. Fakat umuyorum ki oturup ilham perisini beklemenin çok ama çok kötü bir plan olduğunu yeterince açık bir şekilde anlatabilmişimdir. Yaratıcı işlerle uğraşanlara tek bir tavsiye verecek olsaydım șunu söylerdim: İlham perisini unutun.
David Brooks ise, New York Times da yayınlanan bir yazısında bu gerçeği çok daha dobra bir şekilde ifade ediyor: "Büyük yaratıcı zihinler sanatçı gibi düşünür, ancak muhasebeci gibi çalışır."
Duvara bir takvim as ve yeni espri yazdığın günlerin üzerine kırmızı renkli büyük bir çarpı at. Bir zaman sonra ortaya bir zincir çikacak. Sen bu ișe devam ettikçe zincir her gün biraz daha uzayacak. Bu zinciri gördükçe keyfin yerine gelmeye bașlayacak, özellikle de ilk birkaç haftalık tecrübeden sonra. Bir kere bașladıktan sonra yapman gereken tek șey var, o da zinciri bozmamak.
Ünlü yazar, kendisine neden ulaşılamadığını şöyle gerekçelendiriyor:
Üretkenlik denklemi esasen doğrusal olmayan bir denklemdir. Bu da iyi bir mektup arkadaşı olmayışımın ve panel davetlerini nadiren kabul edişimin nedenlerini açıklıyor. Roman yazmaya devam edebilmem için, uzun ve kesintisiz zaman dilimlerini çalışmaya ayırmaktan başka yolum yok. Fakat bu zaman dilimlerinin araları açıldıkça ve bütünlüğü bozuldukça roman yazarı olarak üretkenliğim de inanılmaz bir biçimde düşüyor.