Paul uyuşturucunun eşsiz etkisini göstermeye başladığını, zamanı çiçek gibi açtığını hissetti. Bir başka gölgeli tünele saparlarken, düşmemek için Chani'ye yaslanma ihtiyacı duydu. Chani'nin cübbesinin altındaki diri, yumuşak vücudunu hissedince içi bir hoş oldu. Bu his uyuşturucunun etkisiyle birleşince, geleceği ve geçmişi katlayarak şimdiki zamana getirdi; Paul'ün üçlü bakışının odağı iyice daraldı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu kölenin uyuşturucunun etkisiyle korkuyor olması gerekirdi. Kazanma şansı olmadığını bildiğini her hareketiyle ele vermesi gerekirdi. Na-Baron'un beyaz eldivenli elinde tuttuğu zehirli bıçaktan ürkmesi gerekirdi. Na-Baron kurbanlarını asla çabucak öldürmezdi; nadide zehirler kullanmaya, zehrin kıvranarak can çekişen kurban üstündeki ilginç etkilerini seyircilere açıklamaya bayılırdı. Bu köle korkuyordu, evet... Ama dehşete kapılmamıştı.
Paul şimdi hasmının üstüne gidiyordu; onun etrafında dolanıyor ama saldırmıyordu. Hasmının korktuğunu görmüştü. Duncan Idaho'nun sözlerini hatırlıyordu. "Hasmın senden korkmaya başlarsa korkunun dizginleri ele almasını bekle... Bırak iyice etki etsin. Hasmının korkusunun dehşete dönüşmesini bekle. Dehşete kapılan insan kendi kendisiyle savaşır. En sonunda da umutsuzca saldırır. İşte bu en tehlikeli andır ama dehşet içindeki adam genellikle ölümcül bir hata yapar. Sen burada, bu hataları fark etmeyi ve onlardan faydalanmayı öğreniyorsun."