Terle nemlenmiş boynuna, sakaklarına, kulağının arkasına bakarken, sekiz yıl önce ağzıma aldığım harika göğüslerinin sarı bir armudu hatırlatan zarif biçimini çıkarmaya, görme ve ha tırlamaya çalışırdım.(Aynı gece evde, odamda birkaç kadeh rakıdan sonra güzel göğüslerinin çilek rengindeki uçlarını da gördüğümühayal ederdim.) Bazan Füsun'un arabayı kullanırken, benim onu seyretme zevkiyle kendimden geçtiğimi fark ettiğini, amaaldırmadığını, hatta bundan hoşlandığını hissederek iyice kızışırdım.
Çok iyi başlamışsın bu resme Füsun," dedim. "Limon senin en iyi resmin olacak. Çünkü konuyu da çok iyi biliyorsun. İnsan en çok sevdiği şeyleri konu ederse sanatta başarılı olurmuş.
Gövdem sanki bugündeydi, ruhum ise ona uzaklardan bakıyordu. Yaşadığım şu an, hatırladığım bir şeydi.Masumiyet Müzemi gezenler orada sergilediğim eşyalara, düğmelere,bardaklara, Füsun un taraklarına ve eski fotoğraflara şimdi karşılarında var olan şeyler gibi değil, benim hatıralarım gibi bakmalıdırlar.
Saat on bire dokuz kala. Füsun yeni bir Samsunu -hafifçe ağırlaştırılmış hareketlerle-dudaklarının üzerine kovarken benim gözlerimin içine dikkatle baktı. Bakışlarımızla bir anda birbirimize o kadar çok şey söyledik ki, onunla bütün bir gece saatlerce konuşmuşuz duygusuna kapıldım.