İlya İvanoviç bazen eline bir kitap alırdı, ama ne kitabı olursa olsun. Okumanın esaslı bir ihtiyaç olabileceği aklından bile geçmemişti. Bu işi bir lüks sayıyordu: Olsa da olur, olmasa da. Nasıl ki insan, duvarına bir resim assa da olur asmasa da; gezintiye çıksa da olur, çıkmasa da. Böyle olunca hangi kitabı okuyacağı mesele değildi: Maksat gönül eğlendirmek. Canı sıkıldığı zaman yapacak daha iyi bir şey bulamayınca kitaba başvururdu.
- Çoktandır kitap okumadım, derdi. Bazen bu cümleyi değiştirerek: Bir kitap okusam, derdi. Bazen de kardeşinden kalmış birkaç kitap gözüne ilişir, hiçbir şey söylemeden bir tanesini çekiverirdi. Artık Golikov mu olur, rüya yorumları kitabı mı olur, Heraskov'un Rossiyada'sı mı olur, Sumarokov'un bir tragedyası mı olur, iki yıllık gazete mi olur, ne çıkarsa bahtına; hepsini aynı zevkle okur ve zaman zaman:
- Bak, neler de düşünmüşler. Vay köpoğlu! Hay Tanrı layığını versin, derdi.