Genelde insanın anlayışı ne kadar iyiyse yanılgısı da o kadar büyüktür; ne kadar zekiyse o kadar akıldan uzaktır. Bunun en açık göstergelerinden biri toplumsal konum yükseldikçe savaş histerisinin yoğunluğunun artmasıdır. Savaşa yönelik yaklaşımı neredeyse en akılcı olanlar, çatışmalı bölgelerdeki köleleştirilmiş halklardır. Bu halklar için savaş gelgit dalgası gibi üstlerinden ileri geri geçen sürekli bir faciadan ibarettir.
İnsanlar tıpkı yabancı ülkelerden koparıldığı gibi geçmişten de koparılmalıdır, çünkü atalarından daha iyi durumda olduklarına ve ortalama maddi konfor düzeyinin sürekli yükseldiğine inanmaları şarttır.