Tenzile Demirtaş

Tenzile Demirtaş
@reader_rider
Hastalığının başlangıcından ilk kez doktora gidene dek geçen zaman içinde Ivan Ilyiç'in yaşamında aralıklarla yer değiştiren karşıt iki ruhsal durum vardı: Kâh anlaşılmaz, korkunç ölümün beklentisi ile umutsuzluğu, kâh umut, bedeninin işlevini nasıl yerine getirdiğini merakla dopdolu bir izleme. Kâh gözlerinin önüne görevlerini bir süreliğine tavsatmış bir böbrek ya da bağırsak geliyordu, kâh kurtuluşu olmayan anlaşılmaz, korkunç bir ölüm...
Sayfa 101·Kitabı okudu
Reklam
. "Düzenli olarak dağdan aşağı iniyormuşum da, yukarı çıkıyorum sanıyormuşum sanki. Öyle de oldu işte. Yaşam ayaklarımın altından kayıp giderken, herkes beni yukarı çıkıyorum sanıyormuş... Eh, hazırsın artık, ölebilirsin.
Sayfa 99·Kitabı okudu
Pyotr gitti. İvan llyiç yalnız kalınca (gene korkunçtu ama) ağrısından çok, hüznünden inlemeye başlamıştı. "Hep aynı şey, hep aynı şey, sonu gelmez günler, geceler... Bir an önce olsa. Ne bir an önce olsa? Ölüm, karanlık mı?.. Hayır, hayır. Her şey ölümden iyidir!"
Sayfa 88·Kitabı okudu
Hepimiz öleceğiz. Niçin yapmamız gerekenleri yapmayalım ki...
Sayfa 85·Kitabı okudu
Sorun kör bağırsakta da değil, böbrekte de... yaşamda... ölümde sorun. Evet, bir yaşamım vardı, gidiyor şimdi, uzaklaşıyor benden, durduramıyorum onu. Evet, Öyle! Ne diye aldatıyorum kendimi? Ölmekte olduğumu, sorunun haftaların ya da günlerin sayısında olduğunu benden başka herkesin gördüğů apaçık ortada değil mi?.. Belki de şimdi... şu anda... Yani birden yok olacağım. Bir varmış, bir yokmuş... Demin buradaydı, şimdi orada!.. Nerede?" Bir soğukluk sardı bedenini, soluğu kesildi. Yalnızca kalbinin attığını hissediyordu.
Sayfa 74·Kitabı okudu
Reklam