Sizlere, minicik bir itirafta bulunayım mı?
Kitabın birçok defa tanıtımını görüyordum, kapağı olsun, ismi olsun ilgimi çekmiyor değildi ama alıp okumak da tereddüt ediyordum. Ya sevmezsem diye!
Peki ben bu kitabı beğendim mi?
Kitapta; Nurcan yani nam-ı diğer Barış'ın tüm sevdiiklerini ve işini geride bırakarak, Avustralya'ya gitmesini..
Neden Avustralya'ya gittiğini..
Kaldi ki varlıklı bir ailenin kızı iken her şeyi geride bırakıp burada sıfırdan bir hayat kurmaya çabalamasını..
Kimseye eyvallah demek istememesini. Özellikle erkeklere karşı ki çok takdir ettim.
Barış'ın kimi zaman geçmişe dönerek ailesiyle özellikle de babasıyla olan ilişkisini ve eşiyle yaşamış olduğu olayları...
Avustralya'da ki yaşamını; iş dünyasını, arkadaşlık, dostluk ilişkilerini, yaşadığı aşkı..Gezip gördüğü yerleri..
Kendinle olan iç hesaplaşmasını...
Yazar, o kadar güzel içten ve akıcı bir anlatımla biz okurlarına sunmuş ki..
Ve kitap gerçek bir yaşam öyküsüne dayanıyor, biliyor musunuz?
Ayrıca kitabın sayesinde Avustralya'yı gidip görmek ve yaşama isteği doğdu bende.
Kısacası tereddüt ediyordum ama bu kitabı beğendim.
Yalnız kitapla ilgili ufak bir eleştirim var. O da şu; bazı yerlerde bazı cümlelerin anlamları dipnot ya da paragraf içerisinde verilmiş iken bazıları es geçilmiş. Onlar da verilse imiş iyi olurmuş.
Onun haricinde dediğim gibi beğendim
Devamını da merakla bekliyor, olacağım.
Sevgiler...
Annesini kaybetmiş, üvey babası Alan ile yaşayan, ikiz kardeşinin öldüğünü sanan Sage'in hayatı,kız kardeşinin ölmediğini öğrenip, zihinsel engellilerin ve psikolojik rahatsızlıkları olanların tedavi gördüğü devlete ait bir kurum olan Willowbrook'ta olduğunu öğrendiği zaman değişecekti.
Onu görmeye Willowbrook'a gidecek ve orada tutulacak,hastalara uygulanan kötü şartları görüp, maruz kalacaktı.
Aslında orası O'na söylendiği gibi ne bir okul ne bir hastane idi. Orası toplama kampı gibi bir yerdi.
Ve Sage kız kardeşi Rosemary'nin akıbetini öğrenmeye çalışacak ve oradan kurtulmaya çalışacaktı.Peki kurtulabilecek miydi? Ona kim ya da kimler yardım etmeye çalışacaktı? Kurtulursa sonrasında neler olacaktı?
Willowbrook sakinlerinin teker teker kaybolmasına neden olan kimdi?
Bu ve buna benzer tüm soruların cevabı: "Kayıp Ruhlar Durağı" kitabında.
Kitabı okurken, kimi yerde duygulandıran,kimi yerde akıl tutulması yaşattıran ve kanımı donduran, kimi yerde artık bu kadarı da olmaz dedirten, kimi yerde ise tebessüm ettiren...
Sage'in kararlılığına ve azmine hayran olduğum..
Toplumsal gerçeklere dayanan.. Dram ve psikolojik gerilim tarzında yazılmış,film tadında, bu kitabı iyi ki okumuşum, dedim.
Tavsiye ederim. Sevgiler.