Gün doğmak üzereydi. Dağların ardından güneş ağır ağır çıkmaya başlamıştı. Suvankul yere bıraktı beni, sımsıkı yakalayıp kendine çekti, sonra güneşe döndü:
"Ey güneş, işte benim karım. Bak nasıl güzel. Ona bakmanın bedelini yalnız ışınlarınla ödeyebilirsin."