Sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş;
Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş.
Gökten gelecek gönlüne rüzgâr gibi inmiş;
Bir sır ki bu, ölsen bile asla açamazsın...
Anlatması imkânsız olan öyle bir an ki,
Hülyadaki ses varlığının gayesi sanki...
Bak emrediyor: Daldığın âlemden uyan ki
Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın...
Hâdiselerin en derûnî saikleri hiçbir zaman anlaşılamayacaktır. Bunları anlamak için insan ruhunun o pek çapraşık mekanizmasını iyice bilmek lâzım. Bu da kabil olmadığına göre her hâdisede bizce meçhul taraflar bir ukde olarak kalacaktır. İnsanlar ve hâdiseler hakkındaki hükümlerimizi bütün bu meçhullerin halline bırakırsak hiç bir hâdise anlaşılamayacak demektir.
Onlar ne feci mahlûklardır ki hürriyet ve adalet çığırtkanlığı ile sürüleri peşlerine taktıkları halde iş başına geldikten sonra istibdadın koyusunu ve zulmün en hasını yaptılar.