Yaşamınızda
fiziksel olan şeyler somut madde değildir; hepsi enerji alanı
ya da bilginin frekans kalıplarıdır. Madde “bir şeyden” (partikül) ziyade “hiçbir şeydir” (enerji).
Bu ilkenin doğru olduğunu gerçekten bilseydiniz, arzu ettiğiniz kaderi kasıtlı olarak yaratma gayretleriniz
de tek bir günü bile boşa geçirir miydiniz?
Mevcut gerçekliğinizi görme şeklinizi değiştirmedikçe,
yaşamınızdaki her türlü değişiklik her zaman gelişigüzel ve
geçici olacaktır. Daimi ve arzu edilen sonuçlar üretmek için
bir şeylerin neden olduğu konusundaki düşüncelerinizi göz
den geçirmek zorundasınız.
Her zaman, değişmek için yeni bilgiye kucak açmak ve yeni
tecrübeler yaşamak adına kendimize ve dünyaya dair yeni bir
anlayışa erişmek zorundayızdır.
Düşüncelerinizin
öyle büyük sonuçları olur ki onlar sizin gerçekliğinizi yaratırlar.
Mevcut gerçekliğimize razı olmak
zorunda değiliz; her an yeni bir gerçeklik yaratabiliriz. Hepimiz bu beceriye sahibiz, çünkü iyi veya kötü, düşüncelerimiz
yaşamlarımızı etkiler.
Zaman zaman, bunun için gerekecek efor sizi yorgun düşürebilir.
Ama belirli miktarda istek ve enerjiyle sebat ederseniz zaman
içinde sonuçlardan keyif alacaksınız.
Bir şeyin “nasıl” yapıldığını bildiğiniz zaman, o şeyde
uzmanlaşmanız an meselesidir.
Öğrendiğiniz pek çok beceride olduğu gibi, başlarda
beyninizi geliştirmek için nasıl meditasyon yapacağınızı
öğrenirken konsantrasyonunuzu korumak için bilinçli bir efor
sarf etmek zorunda kalabilirsiniz. Bu süreçte kendinizi tipik
davranışlardan alıkoymak, düşüncelerinizi yaptığınız şeye
odaklamalı ve eylemlerinizin niyetinizle uyum içinde olması
için harici uyarıcılara kapılmamalısınız.