Çok tuhaf, nedense içtenlikle inandığımız ama açıklamak istemediğimiz bir şeyi başkasının ağzından duydunuz mu hemen öfkeyle inkar etmeye girişirsiniz.
Agatha Christie, cinayetleri anlatsa da cinayete özendirmez asla, üstünde durduğu şey daha çok zekadır. Katil hep gözümüzün önünde olsa da, Agatha onu saklamayı çoğunlukla ustalıkla başarır. Katilleri daima cinayet işlemeye zorlayan sebepler vardır, tabii bir de zayıf kişilikleri.
Agatha Christie'nin ikinci kocası Max Mallowan'ın arkadaşı olan ünlü yazıt uzmanı Sydney Smith, 1943 yılında yazdığı bir mektupta, "Günün birinde eleştirmenler yeni bir tür anlatım sanatını kullandığınız ve kusursuzlaştırdığınız gerçeğine uyanacaklardır... büyük tutumluluk göstererek ve uyumlu detaylar dışında her şeyi atarak oluşturduğunuz roman ortamının, yazarların biyografik okulunda uzun ve yoğun çabalar sonucunda elde ettiklerinden çok daha gerçekçi ve doğru bir sosyal çalışma sunduğunu anlayacaklardır. Yeni kavramlar ortaya koyan yaratıcılığınıza, yeteneklerinize duyduğum samimi hayranlığı kabul edin". demiştir.