-spoiler değildir-
ilk sayfalardan itibaren beni içine çekmeyi başaran ve son sayfasına kadar merak duygusunu canlı tutan bir kitaptı Güzel Çirkin. Hikaye, bir kaybın ardından cevap arayan bir adamın etrafında şekillenirken, sürekli gerçeklerle şüpheler arasında gidip gelirken buldum kendimi. Özellikle kitabın geçtiği izole ada atmosferi güçlü bir zihinsel imgeleme yarattı. Yalnızlık hissi ve tekinsiz hava da her sayfada kendini hissettirdi.
Alice Feeney’in en sevdiğim yanı, okuru sürekli sorgulamaya iten anlatımı oldu. Bir karaktere ya da olaya tam olarak güvendiğinizi düşündüğünüz anda yeni bir detay ortaya çıkıyor ve tüm düşünceleriniz değişebiliyor. Bu da kitabı sadece merak uyandıran değil, aynı zamanda zihinsel olarak da oldukça sürükleyici bir okuma deneyimine dönüştürüyor. Gerilimi çok baskın değildi ancak atmosferiyle, gizemiyle ve yarattığı soru işaretleriyle akılda kalan bir romandı benim için.