zaman zaman, uzakta, birkaç kerpiç evin oluşturduğu bir köy görülüyordu. eşeğinin üstünde bilinmeyen bir noktaya doğru ilerleyen köylüyü, ya da yol boyunca, otobüse yetişecekmiş gibi koşan ve avaz avaz bağıran çocuklar görüyorduk. güneş yanığı yüzleriyle, partal giysileriyle, yalınayak, başıkabak, bağıran, ne söylediklerini duymadığım çocuklar. azgelişmiş ya da az geliştirilmiş, gelişmesi önlenmiş ya da gelişmekte olan bir ülkenin azgelişmiş ya da gelişmemiş ya da geliştirilmeleri önlenmiş çocukları. ya da üçüncü dünyanın çocukları.
gelecek keşke gelmese. duran
her şeyden korkuyorum. yürüyen her şeyden korkuyorum. patlayan her şeyden. soru soranlardan. yanıt verenlerden. benim adıma konuşanlardan korkuyorum. senin adına konuşanlardan korkuyorum.