“Ağır yazıyorsun sen abi. Böyle yazdığına göre çok dinledin belli ki. Rüzgârları, kanatları, kadehleri, hıçkırıkları, melekleri, atları, bankları, parkları, boşlukları yazdın, çünkü yaşıyorsun. Yazdın çünkü yaşamıyorsun! Ölüyorsun, nefes alamıyorsun; ama ölmüyorsun da ve inatla inip şişen ciğerine şaşıyorsun. Bir taraftan bütün dünyaya duyurmak istiyorsun sesini, öte yandan kimse farkına varmasın istiyorsun.”