Bilge kişilerin halk yığınını yönetmesi en iyi ve en doğal bir düzen gereğidir; kendi çıkarları için değil, halkın yararı adına yönettiklerine kimsenin kuşkusu olmadığı sürece.
Egemen varlık yönetimi tek bir yöneticinin eline bırakır. Bütün öbür görevliler yetkilerini ondan alırlar. (…) Bunun adına da monarşi ya da krallık yönetimi denir.
Hükümdar egemen varlığın isteminden daha etkin bir isteme sahip olursa, bu özel isteme uymak için kendi eli altında bulunan kamu gücünü kullanırsa ve bundan da biri hakka, biri de olaylara dayanan iki egemenlik doğarsa, o zaman toplumsal birlik ortadan kalkar ve politik bütün dağılıp gider.
Hükümet, halkı dizginlemek için elinde ne kadar güç bulundurmak zorundaysa, egemen varlık da hükümeti dizginlemek için eli altında o kadar güç bulundurmak zorundadır.