Ekmeği düşürdüklerinde öpüp başına koyarlardı çocukken, kırıntıya asla basılmazdı, yemek seçilmezdi, tabakta yemek bırakılmazdı çünkü arkanızdan ağlardı o yemek. Bunlar, ekmeğin üzerinde, emeğin üzerinde, hukukun üzerinde, adaletin üzerinde besmeleyle tepiniyorlardı yirmi yıldır.
Zindan Yusuf’a aydınlık oluyor, karanlık da dışarıda kalanın payına düşüyordu. Musa için deniz karaya dönüşürken, Firavun için karaya kesiliyordu deniz. Visal fırak oluyordu, vuslat iftirak.