Müntehir / Adnan İslamoğulları
Eğlencelik değil, çerezlik değil... İştahla yenmeye layık bir ana yemek.
"Müntehir" Bir intihar vakasını ve ardında kalan defteri temel alarak başlıyor ama mesele, yalnızca bir ölümün ya da failin peşine düşmek değil. Asıl mesele: İnsan zihninin karanlık kıvrımları, kimlik ve gerçeklik algısı, travmalar ve bunların kişisel ve toplumsal düzeydeki yansımaları.
Bu anlamda kitap, hem bir suç hikayesi hem de içsel bir çözülmüşüm romanı.
Yazar, sadece kurgusal bir cinayet değil; gerçek dünyadan tanıdığımız olaylara (Müge Anlı vb gündüz programlarında işlenen ama çogu zaman izleyici olarak tepkisiz kaldığımız kadın
cinayetlerine, kayıp çocuk vakalarına, üstü örtülen
dosyalara, susturulan gazetecilere) toplumun alıştığı suskunluk haline güçlü bir gönderme yapıyor.
Kurgu içinde yer alan defter, yalnızca bir delil değil; oldukça zengin bir edebi metin olarak kitabın ruhunu yansıtıyor. İçeriğiyle hem felsefi hem de şiirsel bir tat bırakıyor okurun yüreğinde.
Bu defter aracılığıyla karakterler arası geçişler, zihinsel çözülmeler ve bireyin ailesel geçmişiyle yüzleşmesi ustaca harmanlanmış.
"Müntehir" kendini okutuyor: çünkü okuyucuyu sadece merakla değil, empati ve sorgulamayla yakalıyor. Polisiye severler için olduğu kadar, edebi derinlik ve toplumsal farkındalık arayanlar için de mutlaka okunması gereken bir eser.