ŞEYDA

ŞEYDA
@readwithilay
Ne kadar hüzün geçmişse dünyadan Ne kadar acı geçmişse yaşayacağız Hepsini yeniden, bir bir dünyada Dünyadan ve dünyayla sana sığınırım.
Kavalalı Mehmed Ali Paşa.
Soylular ve zenginler, tüm Şarkta olduğu gibi, daima at sırtındalar; ancak Mısır atlarını Suriye'ye atları kadar sevmedim, bana onlar kadar narin ve zarif yapılı görünmediler. Sayılarının 200.000 olduğu söylenen bölge sakinleri Araplar, Memlükler, Türkler, Berberiler, Zenciler, Bedeviler, Hristiyanlar, Rumlar, Yahudiler gibi milletlerden oluşuyor. Herkes -Mehmed Ali'nin kudretli elline şükürler olsun!- kendi aralarında barış içinde yaşıyor.
Sayfa 252 - Ketebe
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gökyüzü herkesindir şiiri geldi aklıma.
Suriye'de gökyüzü çok güzel. Gündüzleri gökkubbe muhteşem bir maviliğe ve kıyas kabul etmeyecek bir saflığa bürünüyor. En küçük bir bulut bile güzel mavi gökyüzünün şeklini bozmuyor ve geceleri buradakinden çok daha fazla yıldızla örülü.
Sayfa 161 - Ketebe
Alıntı
Nereden bahsediyor. Hatay'da ki kilise sandım bir an.
Zeytindağ'ın eteklerinden en yüksek noktasına tırmanmak 45 dakika sürüyor. Tüm dağ ıssız ve çorak, orada sadece zeytin ve keçiboynuzu ağaçları hayatta kalıyor. İsa en yüksek zirveden göğe yükselmişti. Bir zamanlar burada bir kilise bulunuyormuş, ancak daha sonra camiye dönüştürülmüş. Bugün camide kısmen harabeye dönüştür durumda. Sadece 10 ya da 12 yıl önce burada çok küçük bir Ermeni şapeli inşa edilmiş ve şimdi eski duvarların ortasında duran bu şapelde İsa'nın ayak izi bir kez daha gösteriliyor ve saygı görüyor. Göğe yükseldiğinde bu taşın üzerinde durduğu söylenir. Çok uzak olmayan bir yerde, mesih'in lanetlediği incir ağacının bulunduğu yer Yahuda'nın kendini astığı yer gösteriliyor.
Sayfa 139 - Ketebe
Alıntı
Arap kültürü loading...
Suriye'de madeni para takmak o kadar yaygındı ki, en yoksul kadın, kız ya da çocuk bile bunlardan mümkün olduğunca çok takıyor. Eğer altın para yoksa gümüş parayla, onda yoksa bakır ya da diğer küçük madenlerle yetiniyorlar.
Sayfa 119 - Ketebe
Alıntı
Çok doğru.
Dönüş yolunda yoksul bir Türk'ün cenazesi ile karşılaştım. Eğer dikkatimi çekmemiş olsaydı, bunu tamamen gözden kaçırmış olacaktım. Ceset bir battaniyeye sarılmış, alttan ve üstten birbirine bağlanmış ve her erkeğin omuzunda taşıdığı bir tahtaya sabitlenmişti. Mezarlıkta ölü yeniden yıkanır, saf ketene sarılır ve böylece çukura indirilir. Çok basit ve bu yüzden de gayet yeterli. Şatafat ve savurganlık hala bir adama mezara kadar eşlik etmek zorunda mı? Bazı geleneklerimizi, bazı dünyevi görüşlerimizi artık bir kenara bırakmamız çok yerinde olurdu.
Sayfa 82 - Ketebe
Alıntı