Başarılı bir terapide en gerekli şey olan izin vericilik, çocuğun kabulüyle doğru orantılıdır. Çocuk, terapist tarafından güvenle kabul edildiğini hissettiğinde anne bebeği dövebilir, bebeği kuma gömebilir, yere yatabilir ve dokuz, on ya da on bir yaşında da olsa biberondan su içebilir ve bütün bunları utanma veya suçluluk duyguları olmadan yapar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Engelli bir çocuğun hiç anlayış görmediği, kendisini yeterli ve değerli hissedemediği bir evde yaşıyor olması hiç de az rastlanan bir durum değildir. Sorunla yüzleşmeyi reddetmek sorunu çözmez. Bu çocuklar için yapılabilecek her şeyin yapılması gerekir.
Tom: Büyükannem beni şımartırdı. Her zaman her şeyin istediğim gibi olmasına izin verirdi. Bencil büyüdüm.
Terapist: Her zaman her istediğini yapmanın seni bencil yaptığını düşünüyorsun.
Tom: Hı hı.
Her insan kendisine tam olarak gerçekleştirebilmek için güçlü bir istek duyar. Bu istek, olgunlaşma, bağımsızlık kazanma ve kendi yönü tayin etmeyi kapsar. İnsanın bu şekilde bütünlüğe kavuşma arayışı ömür boyu devam eder ancak dengeli bir kişilik yapısının oluşması için, uygun bir "büyüme zemini"ne ihtiyaç vardır. Tıpkı doğadaki herhangi bir bitkinin büyüyebilmek için güneş, yağmur ve verimli bir toprağa ihtiyaç duyması gibi, bireyin de büyüyebilmek için kendisi olmasına izin verilmesine, hem kendisinin hem de başkalarının onu olduğu haliyle kabul etmesine ve herkesin doğuştan sahip olduğu kişilik onuruna saygı duyulmasına ihtiyacı vardır.
Ben bir yazar değilim, şimdiye kadar mektup dışında hiçbir şey yazmadım. Bu yüzden günlüğüm; başıma gelen her şeyi olduğu gibi kaleme aldığım basit ve yalın bir alıntı.