Kitabı aldığım ve okuduğum süreçte; Çok sayıda bebek ve çocuk hayata veda etti. Bu çok üzücü. Kitap içeriğine değinelim. Çocuk yetiştirmek basite alınacak bir mevzu asla değil. Bazı terimler var ki baştan sona yanlış. Örneğin çocuk oyuncağı. Basitleştirdiğimiz bu tabir dahi yanılgının net haldeki resmi. Oyun; çocukların kendini ifade etme şeklidir. İletişim becerisi ve yoludur. Kitapta oyun odalarından ve oraya gelen toplumda sıkıntılı bir çocuk diye adlandırdığımız kaygılı, korkulu ve stresli minik bedenlerden bahsediyor. Oyuncaklarla kurulan bağlara ve yüklenen anlamlara şaşırmamak elde değil... Fidanlarımızı güzel yetiştirelim. Ve bize ait olmayan fakat bize emanet edilen fidanlara lütfen gözümüz gibi bakalım. Bazı işler var ki maddi kazançtan çok ötedir. Kutsalımız öğretmenlik gibi. Tabi ben bunları dile getirirken Gazze'de muhtemelen birkaç bebek çocuk daha katledilecek. Umarım güçlü onurlu ve omurgalı bir toplum oluruz daima. İyileşmeyi diliyorum. Keyifli okumalar.
Eğitim sistemimizdeki mevcut okul müfredatı, çocuğun hayatını akademik gerekliliklerden çok ötesine taşıyacak zenginlikte fırsatlar sunmalıdır. Doğru eğitim, kişinin önemli gereksinimlerine sırtını dönmez. Öğretmen, bir hakikat dağıtıcısından ve bilgi birikimi denetleyicisinden fazlasıdır. Anlatılan dersleri dinlemek ve sınıf düzenini bozmamak yeterli değildir.
Öğrenci ve öğretmen arasında terapötik ilişki kurulursa, pek çok çocuk yaşadıkları sorunlar ciddi uyumsuzluğa yol açacak şekilde ağırlaşmadan davranışlarına ilişkin kıymetli içgörüler kazanabilir.