ŞEYDA

ŞEYDA
@readwithilay
Ne kadar hüzün geçmişse dünyadan Ne kadar acı geçmişse yaşayacağız Hepsini yeniden, bir bir dünyada Dünyadan ve dünyayla sana sığınırım.
Hiçleşmek.
9/10
·88 syf.·
2025 26. kitabı
Bilinçli bir farkındalık anlamı taşıyan "Uyanış" bölümü ile başlıyor kitap. 7 bölüm yer alıyor. Ve ilk bölümün vurucu kısmını paylaşmak istiyorum. "Aynı bıkkın, mutsuz ve beklentisiz suratlar" ifadesi toplumun aynası niteliğinde. İnsanlar artık bakışlarında bile yalnızlık taşıyorlar. Her köşe başında bir hayal kırıklığı var gibi. Her evin penceresinde bambaşka hayatlar olduğu gibi. Yürekler yorgun tebessümler ise yarım kalıyor bazen. Ne o yorgunluk bitiyor ne de o yarım kalma hissi. Hiçlik başka türlü nasıl ifade edilir ki. Uyanış kısmı öyle keskin. Belki de bizi yalnızlaştıran "bilinç" haliydi. Bilmek bazen huzurdur; Bazense uykusuz gecelerin mimarıdır. Kitap Uyanış, kayıp aranıyor, ad koyma, bir lahza-i Adem, dingin gri, yüzleşme ve boşluk olarak 7 bölüme ayrılmış. Her bir bölüm bizden, içimizden. Dili olmayan fakat sevgisi ile konuşanlar yani hayvanlar sessizce var olan kalbimizde yer dolduran bu sevimli yaratıklar. Ortalama 12-18 yıl Ömür biçilen kediler ve bu kedilerden bir tanesi Hektor'un hikayesi bizi karşılıyor. Ayrıca yazar toksit ilişkilerden de bahsetmiş. Bağlılıkla yıkım severek zehirlenmede olabiliyordu. Sevmek dediğimiz şey 1,2,3 belki de daha fazla kez deneniyordu. Aradığımız şey neydi belki de hiçbirimiz bilmiyoruz. Ve bunu bulana dek deniyoruz. Bulduğumuzda ise onu koruyana dek. toz pembe başlayan ve mavi gri ile sona eren bitmeyecek sandığımız günler ve bir anda kopan bağlar. Maymun iştahlı da olabiliyoruz ne yapsam eksik duygusu hapsedebiliyor. Yazar bizi fazlasıyla düşündürmüş. Bazen kaybettiğimizde vedalaşmayı da bilmemiz gerekiyor. Ve bu evcil hayvanımızsa, ev hala aynı kalıyor ama geride sesi olmuyor. Sessizlikse içimizde yankılanıyor. Seni tanımak çok güzeldi teşekkürler Hektor ve pek çok ev dostu. Hiçlik ya da Her Şey t Tuğba Saydam
Edebiyat
Hiçlik ya da Her ŞeyTuğba Saydam · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 2024345 okunma
Reklam
derinlerde.
10/10
·74 syf.·
2025 25. kitabı
"Derinlik" görünmeyen hakikatin acı çığlığı diyebilir miyiz? Çoğumuzun maskelediği duyguların içimizdeki varoluşu. Yazar, genç bir kadının hayatını, içsel çatışmasını ele almış. Hangimizin kırılma anı veya kendi ile çatıştığı anları yoktur ki. O anların temeli anne karnında, sonrasında ise doğduğumuz evde, sokakta karşılaştığımız, vakit geçirdiğimiz insanlarla devam ediyor. Sosyal bir varlık olmanın getirdiği bazen kazanç bazense yıkım "duygular" kitapta bu duygular çok güzel temiz bir dille ve vurucu şekilde işlenmiş. Kitabın kahramanı doğduğu evdeki travmayı atlatmaya çalışan ve bunun izini en derinde taşıyan bir hanımefendi. Betimlemeler 30 yaşında bir kadın olarak beni çok etkiledi, içselleştirdim. Tanıdık bir his gibi geldi. Geçti dediğimiz yaralar en ufak bir hatırlatıcı ile buna zihnimizin oyunu da diyebiliriz gün yüzüne çıkar. Genç kadın bu çalkantıyı ifade ederken kendisiyle hesaplaşmış gibi görünüyor. Sevgisizlik insanı hasta eden en büyük şey sanırım. Kaç yaşına gelirsek gelelim buna muhtaçmışız gibi hep. Yazar özenli anlatımıyla bizi satırlarına hapsediyor. Kitapta geçen bir kısım var ki şefkatin değerini bu duygudan eksik yaşayan insanın tavrını apaçık ifade etmiş. Oyun çocuk için çok değerli. Küçük yaşta basit diye adlandırdığımız sokak oyunlarına dahi oyunda kabul görmenin çocuğun psikolojisinde önemli bir taş olduğu vurgulanmış. Aklıma şu söz geldi. Komşudan gelen tabak hep kıymetli olur. Buradaki ifade evde alınamayan pek çok değer öncelikle kız çocukları için en ufak ilgi de gökyüzündeymiş hissine dönüşür ve sonucu ise yanılgı ve yenilgi dolu olur. Baş karakterin eğitim hayatına ve sonrasında da değinilmiş kitapta. Emek vurgusu yapılmış. Bazı hayatlar var ki çocukluk kelimesini bilmiyor sadece çalışma hayatının zorluğunu biliyor. Çok güncel bir
Edebiyat
DerinlikTuğba Saydam · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 2024234 okunma
teşekkürler nietzsche
10/10
·416 syf.·
2025 16. kitabı
Gözyaşlarının bir sesi olduğunu hayal eder misin? Hiç ettik mi bunu. Ben etmedim. Etmeyi düşünsem bana neler derdi kim bilir? Bir kabulleniş lazım sanırım hayatta. Orada bir sadelik sessizlik oluşuyor. Kitabı okumak için aylarca bekledim. Buda benim kabullenişimdi. Bazen rastlantıların en güzeli kitap satırları oluveriyor. Detaya boğmak istemem sizleri. Okuyun derim. Düne, bugüne ve yarına anlam arayanlara gelsin. Nietzsche Ağladığında Irvin D. Yalom
Alıntı
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Bebekler ölüyor büyük insanlık.
9/10
·480 syf.·
2025 11. kitabı
Kitabı aldığım ve okuduğum süreçte; Çok sayıda bebek ve çocuk hayata veda etti. Bu çok üzücü. Kitap içeriğine değinelim. Çocuk yetiştirmek basite alınacak bir mevzu asla değil. Bazı terimler var ki baştan sona yanlış. Örneğin çocuk oyuncağı. Basitleştirdiğimiz bu tabir dahi yanılgının net haldeki resmi. Oyun; çocukların kendini ifade etme şeklidir. İletişim becerisi ve yoludur. Kitapta oyun odalarından ve oraya gelen toplumda sıkıntılı bir çocuk diye adlandırdığımız kaygılı, korkulu ve stresli minik bedenlerden bahsediyor. Oyuncaklarla kurulan bağlara ve yüklenen anlamlara şaşırmamak elde değil... Fidanlarımızı güzel yetiştirelim. Ve bize ait olmayan fakat bize emanet edilen fidanlara lütfen gözümüz gibi bakalım. Bazı işler var ki maddi kazançtan çok ötedir. Kutsalımız öğretmenlik gibi. Tabi ben bunları dile getirirken Gazze'de muhtemelen birkaç bebek çocuk daha katledilecek. Umarım güçlü onurlu ve omurgalı bir toplum oluruz daima. İyileşmeyi diliyorum. Keyifli okumalar.
Alıntı
Oyun TerapisiVirginia M. Axline · Panama Yayıncılık · 2019752 okunma
Çocuklarımıza sahip çıkalım.
10/10
·120 syf.·
2025 8. kitabı
Bir evde fazlalık olmak? Hele ki öfkenin dozu yüksek ise. Maskeli anne ve baba. Bu hissiyatla yaşamak. Onca morluk, izler, yara bere ve minik bir kız. Zihnim karmakarışık oldu. Sayfalar ilerlesin diye bir hırsla okudum. Okudukça içime içime işledi. Diana oldum hemen hemen her satırda. Alnıma kırışıklıklar ekledim belli ki. Ağabeyinin son sözleri: "Onun için ne yapabileceğimi aklından bile geçirmiş olamazdı çünkü onun için kimse asla bir şey yapmamıştı." Sanırım bu sözler bile yeterli oluyor. Okunur, okunmalı. Sakar Alexandre Seurat
Alıntı
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,7bin okunma
Reklam