Önünden geçtim kayboluşun kaç zaman
Mesailere kaldım, altgeçitlerden yolumu uzattım
Kulaçlar attım boğazıma kadar
Bir İstanbul boğazı değildim fakat ben de diplerden aktım
Ve ben tarihsiz günlerde genç bir yüreği taşımaktayım göğe doğru
Ölüm düşümde çokça alıştığım mevsimlere benziyor
Kuşların nefesleri ile soluklanıyorum yokuşların başında
Yaşamanın pek de meşhur olduğu günlere göre ölüm
Benim için bir rum mezarlığında büyümüş
Ama görkemli ama yorgun bir karaçamdır.