En fazla hizmet edenin en hayırlı olması için ise ilâhi vahy ölçülerine göre iman etmesi şarttır. Günümüzde iman etmediği halde milyarlarını fakirlere, ilmî müesseselere vakfedenler var ama iyi bilinmelidir ki, yaratıcıyı tanımayan ve O'na gerçekten kul olmayan ve O'nu sevmeyenin O'ndan hayrı ve Cenneti beklemesi doğru olmaz
Çok beğendiğim ve bir çırpıda okuduğum bir kitap oldu.
Zaman akışı, karakterlere yer veriş tarzıyla güzel bir hikaye kitabı.
Konu ve verdiği mesaj, zaman ilerlerken sürekli değişen pencerelerden değerlendirilmişti. Amaçların ve hedeflerin hayatımızdaki yeri, yanılgısı, ya da varlığının tüm açıklığıyla insan doğasıyla birleşmiş haliydi. Vazgeçişler, hatıralar; olduğumuz mu yoksa olmamız istenen hayatı mı yaşıyoruz bunaltısı, hepsi yine okuru içine döndürüyordu..
Ya Rab! Hayatta nedir bu lezzet?
Hayata rabteden bu garip kuvvet!
Hayat ki bîbeka pür derd-ü keder,
Yine emel o, nedir bu hikmet?
Bir an bırakmaz insanı rahat,
Bin türlü âlâm, derd-i maişet,
Çocukluğunda ağlar beşikte,
Feryatla geçer o vakt- i ismet,
Civanlığında bin türlü âmâl,
Şeyhudetinde bin türlü minnet,
Vakt-i ecelde mazı bir an,
Bir an için mi bunca sefalet!
Hatifi bir ses verdi cevabı,
Dedi: Hayatta bu zevk-ü kıymet,
Akiller için seyr -i bedayi,
Câhiller için yemekle şehvet.