Az buçuk sosyoloji ve ekseriyetle ilahiyat bilgisi olan biri olarak okuduğum en güzel siyasî romandı diyebilirim. Ülkemizin gereksiz ama bir o kadar da kutsal kavgalara merkezden bakıp birçok farklı etnik kökene neyi savunduğunu belli etmeden dokunabilmek, tasvir edebilmek ustalıkla ortaya çıkarılmış bir işle mümkün. Okurken sıkıldım mı bazen evet. Konu bazen çok yavaş ilerliyor. Ama sabrederseniz okuduktan sonra ağzınızda kalan taze demlenmiş çaydan aldığınız lezzetle yakın bir tad kalıyor.
Dumanlı aklımın bir köşesiyle de kendimi bir kitabın ya da yazının iç sorunlarına kaptirmanin aşktan uzak durmanın tecrübe edinilmiş bir yolu olduğunu düşünüyordum. Sanıldığının aksine, insan isterse aşktan uzak durabilir.