Uzun zamandır radarımda ve kitaplığımda tozlanan bu serinin ilk kitabını okumuş bulunmaktayım. Ben seni bunca zamandır neden bekletmişim? Neden, nedennn?! :')
Çok beğendiğim bir kitap oldu. Böyle sürükleyici bir kitap olmasını beklemiyordum. Sıkılırım diye düşünüyordum. İşte insanın önyargılı olması böyle bir şey. :( Bu arada 18 günde kitabı okuduğum için kendimden utanmıyorum, çünkü geçerli sebeplerim var :D
Feldmareşal Tamas -ünvanı ilk defa duyuyorum desem beni yuhlamazsınız umarım- ülkesinin başka bir ülkenin boyunduruğu altına girmesini ve İhtilaflar'ı imzalamamak için krala darbe düzenler. Darbe için bir konseyi vardır, bunlar ülkenin önde gelen belli başlı kişileridir. Bir gün Tamas'a bir suikast düzenlenir ve konseyden kimin hain olduğunu bulmak için emekli müfettiş Adamat'ı görevlendirir.
Adamat, ülkede nam salmış emekli bir polis müfettişidir. Darbeden sonra Tamas'ın, Adamat'a verdiği ilk görev Kresimir'in Yemini'nin ne olduğunu bulmasıdır. Kresimir, Adro'nun tek tanrısıdır. Tabii tek Tanrı mı yoksa birçok Tanrı var mı onu ilerleyen sayfalarda görmüş oluyoruz.
Bu arada Tamas bir Barut Büyücüsü'dür ve bu kişiler barut kartuşlarını içlerine çekip özel güçlerle donanırlar. Mesela örnek olarak size doğru gelen merminin yönünü değiştirebilirler, mermileri, bıçakları, silahları her türlü metal nesneleri kontrol etme kabiliyetine ulaşırlar. Bu yüzden Barut Büyücüleri'ne karşı havalı silah kullanılır. Bunun dışında üçüncü göz dedikleri olay da vardır. Üçüncü gözlerine dokunup etrafta herhangi bir sihir veya sihirbaz varlığını tespit edebilirler.
Sihirbazlar dedikleri kişilere ise İmtiyazlılar deniliyor ve bu kişiler de elementlere hükmediyorlar. Bir kişinin İmtiyazlı olduğunu beyaz eldivenleri ile anlayabiliyorsunuz.
İşin içine bir süre sonra Tanrılar da giriyor.