KISA KISA KİTABIMDAN ALINTILAR...
Bu iş nasıl buralara geldi akıl alacak gibi değil!
Siz bir şey söylüyorsunuz Kuran'dan açık delilli, karşı taraf bir şey söylüyor Kurani (yani kesin) hiçbir delili yok. Hatta zıddı ayet(ler) mevcut. Ama o “kamil mümin” siz ise "sapık" oluyorsunuz.
Örnek mi;
Allah'ın affetmeyeceği tek günahın kul hakkı değil şirk olduğu,
Zinanın cezasının recm olmadığı,
Dinden dönenin öldürülmeyeceği,
Domuzdan başka eti haram olan hayvanın olmadığı,
Ölünün ruhuna hiçbir şeyin gitmeyeceği,
Herkesin yaşarken kendi yaptığı amelle kurtulabileceği,
Cehenneme girenin bir daha çıkamayacağı,
İçki içenin sarhoşluğu geçince namaza durabileceği,
İmsak vaktinin ufukta kızıllık (ağarma) başlamasıyla girdiği,
Allah'tan başkasından yardım istenmeyeceği,
Allah ile araya aracı koymanın batıl olduğu,
Hesap günü hiçbir şefaat, kayırma, torpilin işlemeyeceği...
Ve daha nice niceleri…
****
Cahiliye devrimden aklımda kalan ve en çok güldüğüm şeylerden bir tanesi de Konya’ya kayınçoyu ziyarete gittiğimde olmazsa olmaz Celaleddin Rumi türbesi ziyaretlerimdir. Ulan anan değil, baban değil, emmin değil, dayın değil. Hem niye gittin, neden gittin, niçin gittin, ne amaçla gittin, hangi sebeple gittin, niyetin neydi? Şimdilerde soruyorum soruyorum cevap bulamıyorum.
Bir diğer komik anım ise masa üstündeki Kuran’ı Kerim’i kitaplığa kaldırmak için abdestim yok diye elimi değdirmeden saç üstü yufka pişirme/çevirme aparatı ve oklava ile dakikalarca uğraşarak bunu başarmamdı.
***
Allah: "Herhangi birinize ölüm gelip de, "Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!" demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın." (Münafikun/10) diyor. Bu