Kitap adını son öyküsünden alıyor. Genel itibari ile Yekta Kopan tarzını tüm hikayelerde görüyoruz. Üç Korner Bir Penaltı ve Newton'un Üçüncü Yasası hikayeleri o kadar güzeldi ki kitabı toparlamaya yetmiş fazlasıyla. İlk okunabilecek kitapları arasında yer alabilir. Eski yıllarda yazmış olduğu kitapların vurucu etkisinin daha düşük olduğunu düşünüyorum. Kısaca hikayelere göz atalım.
1-Şey : Hayatının iplerini hep başkalarına vermiş ezik bir adamın içindeyiz, öykü güzel ilerliyor fakat bundan başka bir katkısı yok.
2- Afrika'dan Çok Güzel Hayvanlar Geldi : Ailesinin yanında yaşamaktan dolayı keyif alan (almak zorunda kalan) yine nispeten ezik bir adamın psikolojisindeyiz. İki hikaye üst üste gelince bunalıyor insan biraz.
3- Üç Korner Bir Penaltı : Samimi bir öykü, sokak diliyle yazıldığı için hoşuma gitti.
4- Newton'un Üçüncü Yasası : En güzel hikaye kitaptaki. Bir kaza ile birleşen hayatlar. Hepsi de ayrı ayrı roman olabilir. Gündelik durumları etkileyici biçimde anlatabilmiş.
5- Joker: Kısa ve güzel bir hikaye. Hayallerin gerçeğin önüne geçtiği zamanlar.
6- Er Ryan'ı Kurtarmak : Vatansever birisi iseniz, dokunaklı gelecektir. Kore Savaşına ilişkin çok iyi bağlanmış bir hikaye.
7- Yedi Derste Vicdan Muhasebesi : Konu güzel, güzel düşünülmüş olmasına rağmen işlenişi nedeniyle ortalama kalmış bir hikaye bana göre.
Diyanet Aile Dergisi aralık sayısında penceresini yaşadığımız an olan İbnü'l vakt’e açtık. Sema Bayar, “Zamanda Bir Nokta: An” yazısında zamanın idrakinde olanların yaşanılan anı en iyi şekilde değerlendirebileceklerini ifade etti; her dakikalarını Yüce Yaradan’ın rızasına uygun yaşayanların, kendilerini geçmişe hapsetmeden, ideal bir gelecek hayaliyle de şimdiyi hüsrana uğratmadan atiyi inşa edebileceklerine vurgu yaptı. Ahmet Edip Başaran, “Müslüman Saatine Ne oldu?” yazısıyla dosyamıza katkıda bulundu: “Zamanın içinde kaybolmak, bir ‘Allah fikri’nden yoksun olmakla ilgilidir. İman evet her zaman bir imkândır ama bunu bir eyleme dönüştürecek ruh, şuur sahibi olmaktan geçer. Hâl böyleyken zamanın içinde kaybolmamak için öncelikle bir zaman bilincine sahip olmak gerek. Bu bilinci besleyen, doyuran ana kaynak bizzat İslam’ın vakit bilincidir”. Mustafa Irmaklı, Enbiya suresi 1. ayet-i kerime ışığında çağımızda israfın zirvesi hâline gelen zamana karşı hoyratlığın en esaslı çarelerinden birinin, ölümü tefekkür ederek ahirette zaman nimetinden hesaba çekileceği hakikatinin unutulmaması olduğuna dikkat çekti. Hadislerle Aile köşemizde Dr. Hale Şahin, “Henüz Vaktimiz Varken” yazısıyla, geri dönülmez yola girmemişken yapacağımız en akıllıca şeyin, nefsimizi sık sık hesaba çekmek, kıyamet günü muhatabı olacağımız soruları zihnimizden hiç çıkarmamak olduğuna işaret etti.
İslam düşüncesi, kesintisiz büyük bir birikimin harmanlanarak çoğaldığı, derinleştiği, yükseldiği tarihî bir tecrübe arz eder. Bu tecrübenin satır başları diyebileceğimiz önemli isimler vardır. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî işte bu satır başı isimlerden birisi olarak hem coğrafyamızın hem medeniyetimizin müstesna şahsiyetlerinden biridir. Onun İslam düşüncesine getirdiği derinlik, aşıladığı hikmet perspektifi sonraki yüzyıllarda da fonksiyonunu kaybetmeden sürdürmüş, modern dönem de dâhil olmak üzere değerini korumuştur. Cumhurbaşkanlığı tarafından Hz. Mevlânâ’yı vuslatının 750. yıl dönümünde anmak amacıyla 2023 yılı “Mevlânâ Yılı” olarak kabul edilmişti. Diyanet Dergisi bir süredir yılın son sayılarında medeniyetimizin bu gözde isimlerini dosya olarak ele almakta; onların önemini, anlamını, mirasını bugünün insanına aktarmaya gayret etmektedir. Bu vesileyle bizler de İslam düşünce hayatına yepyeni bir soluk kazandıran, ilim meclislerini hikmetle ve ahlakla donatan Mevlânâ’yı bu sayımızda dosya konusu olarak misafir ettik. Şüphesiz bugün bütün dünyanın onun hayatından, sözlerinden öğreneceği çok şey var. Bu ayki dosyamıza, Prof. Dr. Reşat Öngören, “Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî: Hayatı, Eserleri ve Görüşleri”; Prof. Dr. Emine Yeniterzi, “Mesnevi’ye Güncel Bir Bakış: İnsani Değerler”, Dr. Hacer Çetin, “Hikmet Denizi Mevlânâ’da Temel Kavramlar”; Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu, “Hz. Mevlânâ Bugün Bize Ne Söyler?” başlıklı yazılarıyla katkıda bulundular.